blank

blank

“Güvenli ve teknolojik bir hidrojen stratejisi oluşturmalıyız”

Sabancı Üniversitesi IICEC’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda hidrojen ve hidrojenin geleceği konunun uzmanları tarafından masaya yatırıldı. 

Sibel ACAR-ANKARA/Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), “Türkiye Hidrojen Ekonomisi” başlıklı toplantı dijital ortamda gerçekleştirildi.

Araştırmacı Barış Sanlı ‘nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda Araştırmacı Dr. Emre Gencer, Prof. Dr. İskender Gökalp, GAZBİR Başkanı Yaşar Arslan ve Araştırma direktörü Bora Şekip Güray konuşmacı olarak yer adlı.

blank

“HİDROJENİN GELECEK PERSPEKTİFİ KONUSUNDA YOĞUN ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR” 

GAZBİR Başkanı Yaşar Arslan, Paris İklim Anlaşması sonrası 28 ülkenin karbonsuz dünya için ciddi kararlar almasının ardından dünyada hidrojenin öneminin arttığını ifade ederek sözlerine başladı.

Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Arslan, hidrojeninin konusunda yürütülen ulusal çalışmalarla ilgili; “Ülkelerin bu konudaki yoğun çalışmaları devam ediyor. 5 AB ülkesinde hidrojen ile harmanlanmış gazın kullanımı, 10 AB ülkesinde ise şebeklerde yüzde yüz hidrojen kullanımı çalışmaları yürütülüyor. Yenilenebilir gaz kullanımı ile 2050 yılına kadar yıllık 140 Milyar Euro tasaaruf hedeflenirken Avrupa’da yenilebilir gaz üretiminin artmasıyla birlikte 2050 yılına kadar 600 bin yeni istihdam imkanını oluşması bekleniyor” diye konuştu.

Ülkemizde GAZBİR-GAZMER tarafından yürütülen Türkiye Doğal Gaz Sektörü Hidrojen Projesi hakkında katılımcıları bilgilendiren Arslan, söz konusu çalışmayla hidrojenin doğal gaz içine 10 ila 20 oranlarında harmanlanmasının hedeflendiğini ifade etti.

Arslan, ayrıca hidrojenin yüzde 10 ila 20 oranında şebekeye dahil edilmesi durumunda kullanılan cihazlarda herhangi bir değişikliğe sebep olmayacağı konusunda yürütülen çalışmaların başarıyla devam ettiğini belirtti.

Hidrojenin geleceği ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Arslan; “Hidrojene geçişin ilk aşamalarında gaz tedarik sistemine yönelik mevcut düzenleyici ve ticari çerçevenin uyarlanması gerekmektedir. Sürecin Türkiye doğal gaz sektöründe hidrojen ile ilgili çıkarılacak yol haritası ve ilgili regülasyon çalışmaları ile birlikte yürütülmesi gerekmektedir” dedi.

“GÜVENLİ VE AYNI ZAMANDA TEKNOLOJİK BİR HİDROJEN STRATEJİSİ OLUŞTURMALIYIZ” 

Prof. Dr. İskender Gökalp da, Türkiye’nin hidrojen konusuna yaklaşımı ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak;  “Doğal gaz ithalatı Türkiye için önemli bir dış ticaret açığıdır. Dolayısıyla doğal gaz ikamesi ülkemiz için oldukça önemlidir.  Türkiye’nin doğal gaz ithalatını azaltarak aynı zamanda karbon ayak izini de aza indirgeyecek güvenli ve aynı zamanda teknolojik bir hidrojen stratejisi oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin hidrojen haritasını 3 ana başlıkta değerlendiren Gökalp; “Yenilenebilir enerji, linyit kömür ve organik atıklardan hidrojen ve diğer sentetik atıkların üretilmesi, ulaştırma ve savunma alanlarında hidrojenin depolama gerektirmeden kullanılması, doğal gaz şebekesine hidrojen ilavesi” konularının önemine dikkat çekti.

ARAŞTIRMACI GENCER, HİDROJENİN DEĞİŞKEN YÖNÜNE DİKKAT ÇEKTİ 

Araştırmacı Dr. Emre Gencer ise, yaptığı sunumunda hidrojen ekonomisinin yeni bir kavram olmadığını fakat anlamının zaman içinde sürekli olarak değiştiğini ifade ederek sözlerine başladı.

Her hidrojenin eşit olmadığını ve bu eşitliğin hidrojenin üretimiyle alakalı olduğunu ifade eden Gencer; “Hidrojenin nasıl üretildiği dekarbonizasyona katkısını doğrudan etkiler” dedi.

Hidrojenin doğrudan veya doğal gaza karıştırılarak kullanılmasının mümkün olduğunu ifade eden Gencer; “Hidrojen çok yönlü bir enerjisi taşıyıcısı olmakla birlikte birçok sektörde de kullanımı mümkündür. Yenilebilir enerjinin büyümesine bağlı olarak uzun vadeli ve mevsimlik enerji depolama ihtiyacı daima artmaktadır. Hidrojenin bu boşluğu doldurması için maliyet performans, alt yapı gereksinimleri ve hidrojen üretimi ila enerji üretimini ayırma noktaları oldukça önemlidir. Farklı bölgelerdeki hidrojenin birinci rolü de muhtemelen bulunduğu bölgeye göre farklılık gösterecektir” diye konuştu.