“Sanayinin enerji ihtiyacı uygun maliyetle karşılanmalı”

İstanbul Sanayi Odası (İSO), Meslek Komiteleri ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ortak istişare toplantısı düzenledi. Video konferans yöntemi ile düzenlenen ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan açılış konuşmasını yaptığı toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan konuk olarak katılarak gündeme yönelik görüşlerini paylaştı. Toplantıda sanayicilerin enerji ile ilgili güncel konuları ele alındı.

Bakan Yardımcısı Tancan ile birlikte İSO’nun MESKOM toplantısına Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı bürokratları; Enerji İşleri Genel Müdürü Murat Zekeriya Aydın, EPDK Başkan Yardımcısı Hacı Ali Ulutaş, MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) Genel Müdürü Cevat Genç, BOTAŞ Genel Müdürü Burhan Özcan, TEİAŞ Genel Müdürü Orhan Kaldırım, TEDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Zafer Türüt ve Enerji Verimliliği ve Çevre Daire Başkanı Oğuz Can katılarak, sanayicilerden gelen güncel soru ve sorunlarla ilgili bilgilendirme yaptılar.

Toplantıda sanayicilerin enerji ile yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, yeni normalde de en hızlı ve güçlü
toparlanmanın yine sanayi ve ihracatla gerçekleşeceğinin görüldüğünü söyledi. Sanayiciler
olarak enerji konusunda yaşadıkları sorunları bir rapor haline getirerek Bakanlığa
sunduklarının altını çizen Bahçıvan “Raporda da belirttiğimiz üzere öncelikle sanayimize,
özellikle girdi maliyetlerini düşürmeye yönelik verilecek destekler artarak devam etmelidir.
Enerji, sanayimizin en önemli ve yüksek maliyetli girdisini oluşturuyor. Sanayimizin enerji
ihtiyacının “sürekli, kaliteli ve uygun maliyetle” karşılanması büyük önem taşıyor. Bu
noktada, enerji maliyetlerinin sanayimizi, üretimimizi olumsuz etkilememesi adına yapısal ve kalıcı çözümlerin bir an evvel hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.

“YEKDEM KATKIMIZ KARBON SERTİFİKASINA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR”

Sanayinin büyük bölümünün temin ettiği, enerji fiyatını oluşturan Son Kaynak Tedarik Tarifesinde (SKTT) Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması’nın (YEKDEM) önemli bir ağırlığa sahip olduğunun altını çizen Bahçıvan “Nisan ve mayıs aylarında, YEKDEM maliyetinde yaşanan iki kat düzeyindeki artış, sanayicilerimizde kaygılara sebep oldu. Yenilenebilir enerji yatırımcılarımızın motivasyonunu bozmayacak, biz sanayiciler üzerindeki YEKDEM yükünü azaltacak uygulamalar tüm tarafların görüşleri ile bulunabilir. Sanayi sektörü olarak YEKDEM’e 2011 yılından bu yana 11 milyar doları aşan bir desteğimiz söz konusu. Ülkemiz henüz herhangi bir emisyon ticaretine dahil olmamakla birlikte, yakın zamanda AB’de “Yeşil Anlaşma (Green Deal)” hükümlerinin hayata geçmesi ile Emisyon Ticaret Sistemine dahil olmamız ya da karbon vergisi ile karşı karşıya kalmamız söz konusu olacak. Bu bağlamda, YEKDEM katkılarımızın, bir “karbon sertifikasına” dönüştürülmesinin, söz konusu karbon kredileri veya vergisine karşı yaptığımız emisyon azaltımının bir kanıtı olarak sanayicilerimize ve ihracatçılarımıza çok önemli katkısı olacak” dedi.

“TÜM ELEKTRİK ÜRETİCİLERİ KAPSAMA ALINMALI”

Bahçıvan, diğer önerileri şöyle sıraladı: “Lisanssız elektrik üreten sanayicilerimiz yenilenebilir enerji kaynak garanti kapsamı dışında bırakıldı. Herhangi bir ayrım yapılmadan lisanslı ya da lisanssız tüm elektrik üreticileri kapsama alınmalı. Enerji verimliliği ile sağlanan tasarruf, aslında enerji maliyetlerini düşürme noktasında önemli bir kaynak. Ancak, enerji verimliliği yatırımları sermaye gerektiriyor. Uygulanmakta olan desteklerin daha cazip hale getirilmesine yönelik farklı ve güçlü teşvik türleri gerekiyor. Benzer şekilde, enerjinin verimli kullanılması esasına dayanan ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi sertifikasına sahip şirketlere elektrik maliyetlerinde Enerji Fonu (%1) ve Elektrik Tüketim Vergisi (%1) muafiyetinin sağlanması da Bakanlığımızca değerlendirilmelidir. Yine sanayimizin kullandığı doğalgaz ve elektrik faturalarında yüzde 18’lik KDV’nin yüzde 1’e indirilmesi rekabet gücümüze fayda sağlayacak ve moralleri yükseltecek. Vadeleri gelen elektrik ve doğalgaz ödemeleri için de faizsiz bir vadeli ödeme imkanı getirilmesi firmalarımıza bu zorlu süreçte önemli destek olacak.”

İstanbul sanayisinin özellikle Silivri, Çatalca, Büyükçekmece’de yaşadığı elektrik kesintilerine ve gerilim düşüşüne de değinen Bahçıvan, “Elektriğin kalitesindeki düşüklük hem üretim hem de malzeme kayıplarına yol açıyor. Dağıtım ve iletim altyapıları hızla gerçekleştirilmeli. 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisindeki hedeflere ulaşmaya yoğunlaşmış bir İstanbul Sanayisinin trafo kapasitelerinin eksikliği nedeniyle enerji tedariğinde yaşadığı gibi gündelik sorunlardan kurtulması, kurtarılması gerekiyor” dedi.

“AĞUSTOSTA ELEKTRİK TÜKETİMİ YÜZDE 16 ARTTI”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da “Pandemi nedeniyle geçen nisan ayında tüm sanayide elektrik tüketimi bir önceki senenin aynı dönemine göre yüzde 30 azalırken, mayısta yüzde 29 azaldı. Hazirandan itibaren tekrar yükselişe geçerek yüzde 12 artış oldu. Temmuzda yüzde 1’lik düşüş, ağustosta ise yine yüzde 16’lık artış oldu. Bu trendin artmasını temenni ediyoruz. Her zaman sanayicimizin elektrik ve doğalgazı en uygun maliyetle kullanmasını temin için çabalıyoruz” dedi.

Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan toplantının önemine değinerek, “Bakanlık olarak sanayicilerimizin bize iletmiş olduğu konuları karşılıklı olarak müzakere etmeyi, varsa problemleri not alıp çözmeyi, farklı düşünülen konuların bizim açımızdan nasıl görüldüğünü arkadaşlarımıza iletmeyi önemsiyoruz. Geçen sene yapmış olduğumuz toplantıda iletmiş olduğunuz hususlarda hemen, hızlı bir aksiyon alındı. Birçok arkadaş yapılan işlerle ilgili teşekkürlerini iletmişler. Biz de bundan çok memnun olduk. Aktarılan problemler arasındaki bazı hususlar yerine getirildi, bazıları da devreye alınacak.”

Sanayicilerin çoğunun düzenlenmiş anlaşmalarla enerji almadığını, özel anlaşmalı enerji kullanımı yaptığını kaydeden Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakan Yardımcısı Tancan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) her 3 ayda bir önümüzdeki tarifeyi ilan ettiğini aktardı. Bu ilanı yaparken maliyetleri dikkate aldığını, piyasada oluşan hareketlere baktığını ve tüm bunların matematiksel olarak ortaya çıkardığını söyledi. Tancan fiyatların belirlenmesinde bakanlığın etkisi olmadığı açıklarken ayrıca EPDK’nın 30 Eylül’e doğru hesaplamalarını yapacağını ifade etti.

Pandemi süreci ile ilgili olarak Tancan şöyle konuştu: “Biz bütün tüketimleri takip ettiğimiz gibi sırf sanayi tüketimlerini de haftalık olarak takip etmeye başladık. Türkiye’deki tüm sanayi tüketimi nisan ayında, bir önceki yıla oranla, yüzde 30 azalmıştı. Mayıs ayında ise bu oranın yüzde 29 azalmış olduğunu görmekteyiz. Sonra hazirandan itibaren tekrar artıya geçmiş olduk. Haziranda yüzde 12’lik bir artış meydana geldi. Temmuz ayında ise yüzde 1’lik bir düşüş gördük ama Ağustos ayında yüzde 16’lık bir artış söz konusu oldu. Tekrar eski günleri yakalamış olduğumuzun göstergesi olması açısından sevindirici bir tablo. Tabii biz her zaman sanayicimizin gerek maliyet, ücret açısından gerekse enerjisi, doğalgazı, elektriği kullanması açısından çalışıyoruz. Ayrıca enerjinin sunumundaki kalitenin olması için çabalıyoruz. Arıza sayı ve sürelerinde çok ciddi iyileşmeler olduğunu gördük. Bu da bizleri sevindirdi. Ama bunlarla yetinmeyeceğiz. Avrupa’daki standarda yönelik çalışmalarımızı çok kısa sürede tamamlayıp inşallah size daha kaliteli enerji arzını sağlayacağız.”

 

Comments: 0

Your email address will not be published. Required fields are marked with *