blank

Enerji Bakanı Berat Albayrak: ”Yıldıramazsınız”

7. Türkiye Enerji Zirvesi’nde düzenlenen özel oturumda konuşan Bakan Albayrak enerji piyasaları ve ülke gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

KUKLALARA DEĞİL KUKLACILARA SESLENİYORUM

24 Kasım’da Adana’da yaşanan hain terör saldırısına rağmen programını iptal etmeyerek Türkiye Enerji Zirvesine katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, “Kurtuluş Savaşı’nda 100 sene önce tüm millet olarak tarih yazdık. Daha 15 Temmuz’da bu millet 79 milyonuyla özgürlüğüne, demokrasisine ve ülkesine sahip çıktı. Kuklalara değil kuklacılara sesleniyorum. Bu milleti artık geleneksel metotlarla korkutacağınızı, yıldıracağınızı, yolundan alıkoyacağınızı düşünü-yorsanız çok yanıldınız” dedi.

TÜRKİYE ENERJİ PİYASASI BÜYÜMEYE VE GELİŞMEYE DEVAM EDECEK

7. Türkiye Enerji Zirvesi’nin ilk gününde düzenlenen özel oturumda Enerji Yayın Grubu Başkanı Sertaç Komsuoğlu ve Sabah Gazetesi Yazarı ve Ekonomi Müdürü Dr. Şeref Oğuz’un sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye enerji piyasasının 2023 hedefleri doğrultusunda büyümeye ve gelişmeye devam edeceğini ifade etti.

 Haberin tamamı 

‘Yolun başındayız, çok daha önemli adımlar atacağız’

7. Türkiye Enerji Zirvesinin ilk gününde düzenlenen özel oturumda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak Enerji Yayın Grubu Başkanı Sertaç Komsuoğlu ve Sabah Gazetesi Yazarı ve Ekonomi Müdürü Dr. Şeref Oğuz’un sorularını yanıtladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak 7. Türkiye Enerji Zirvesinin ilk gününde düzenlenen özel oturumda Enerji Yayın Grubu Başkanı Sertaç Komsuoğlu ve Sabah Gazetesi Yazarı ve Ekonomi Müdürü Dr. Şeref Oğuz’un sorularını yanıtladı.

Bakan Albayrak, Adana’da meydana gelen patlamanın üzücü ve elim bir olay olduğunu belirterek, “Kurtuluş Savaşı’nda 100 sene önce tüm millet olarak tarih yazdık. Daha 15 Temmuz’da bu millet 79 milyonuyla özgürlüğüne, demokrasisine ve ülkesine sahip çıktı. Bundan sonra çok daha güçlü bir şekilde çıkmaya devam edecek. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Kuklalara değil kuklacılara sesleniyorum. Bu milleti artık geleneksel metodlarla korkutacağınızı, yıldıracağınızı, yolundan alıkoyacağınızı düşünüyorsanız çok yanıldınız.” dedi. Teröre prim vermemek için programını iptal etmediğini ve Adana’ya geldiğini vurgulayan Albayrak, “Milletimizin başı sağ olsun. İki şehidimizin başta aileleri olmak üzere, yakınlarının ve sevenlerinin başı sağ olsun. Geride kalan sevdiklerine, ailelerine sabır versin. Yaralılarımız da var en kısa sürede acil şifalar diliyorum. Terör olgusu uzun yıllardır hayatımızda olup, Türkiye’yi özellikle de son yıllarda istikametinden, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefinden alıkoymak için dozunu arttıran bir olgu” diye konuştu.

Albayrak, Türk halkının çok büyük bir millet olduğunun altını çizerek, “Ne kadar büyük olduğumuz, tarihin şanlı sayfalarını okuduğunuzda, merak edip bilmeyenlerin okuduğunda göreceği bir hakikat. Bu hikaye değil. Farklı kültürlerin masallarıyla eşdeğer bir şey değil hakikatten bahsediyorum. Biz böyle şanlı bir milletiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 100 yıl önce Kurtuluş Savaşı’nda tüm millet olarak tarih yazdığını hatırlatan Albayrak, şunları söyledi: “Çok geriye gitmeyelim. Daha 15 Temmuz’da bu millet 79 milyonuyla özgürlüğüne demokrasisine, ülkesine sahip çıktı. Bundan sonra çok daha güçlü bir şekilde çıkmaya devam edecek. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Kuklalara değil kuklacılara sesleniyorum. Bu milleti artık geleneksel metodlarla korkutacağınızı, yıldıracağınızı, yolundan alıkoyacağınızı düşünüyorsanız çok yanıldınız. Bu olayların hepsi 79 milyonu daha da güçlendiriyor, kenetlendiriyor ve motive ediyor. Her geçen gün daha dik şekilde ayakta, yükselen bir millet var. İzlediğiniz yol, yol değil. Bu yüzyılın güvenlik metodları değişti, ekonomi stratejileri değişti. İletişim stratejileri, enerji politikaları ve stratejileri değişti ve değişiyor. Her şey çok daha güzel olacak, bugünler geçecek. Attığımız adımların uyguladığımız politikaların ve istikametimizin de 80 milyonla hepimiz farkındayız. Tüm bu olaylardan kim ne kazanım elde etmeye çalışıyorsa, hiçbir şekilde başarılı olamayacak.”

“TÜRKİYE ENERJİ ZİRVESİ ÇOK ÖNEMLİ BİR ORGANİZASYON”

Türkiye Enerji Zirvesi’nin enerji piyasaları için çok önemli bir organizasyon olduğunu ifade eden Bakan Albayrak; “Türkiye özelinde her yıl düzenli olarak yapılan Türkiye Enerji Zirvesinin organizasyon komitesine bir kez daha teşekkür ediyorum. Enerji piyasalarını konsolide ederek, o takvim içindeki gelişmeleri, gelecek projeksiyonlarını tartışmaya açan böyle güzel bir organizasyona katılalım istedik. Bu güzel organizasyonun tüm yöneticilerini, tüm katılımcıları, tüm enerji piyasası oyuncusu arkadaşları tebrik ediyorum” diye konuştu.

Enerji Bakanı Berat Albayrak Albayrak, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Enerji Kulübünün 2017 dönem başkanlığını Türkiye’nin almasına ilişkin; “Biz Türkiye olarak ülkenin ve paydaşlarının menfaatine olan her türlü iş birliğine açık olmak durumundayız. Dünyanın büyüyen ekonomileri içerisinde yer alan bu kadar önemli bir örgütte bulunmaktan, katkı verip almaktan, olumlu bir gündemle desteklemekten, paydaşı olmaktan memnuniyet duyarız” dedi. Albayrak; “ŞİÖ yakından takip ettiğimiz iş birliği örgütlerinden bir tanesi. Türkiye artık bölgesindeki coğrafyada eskisinden çok daha farklı bir iletişim stratejisi uyguluyor. Kazan-kazana dayalı, bölgedeki enerji, ekonomi ve farklı politikalar üzerinde barışa, huzura katkı yapacak projeler ile işbirliği anlamında ve arz güvenliğine katkı sağlama anlamında her projeye olumlu bakıyoruz” açıklamasında bulundu.

ŞİÖ’nün dünya ekonomisinin en önemli ülkelerinden Çin ve Rusya’yı içinde barındırdığını hatırlatan Albayrak, “2017’de Pakistan ve Hindistan’ın da yer alacağı bir örgütten bahsediyoruz. Ekonomik olarak üretimden, pazardan bahsedecekseniz her pazar, her ekonomik coğrafyayla iletişim ve diyalog içerisinde olmak zorundasınız. Bizim uzun yıllardır süregelen bir stratejik ortaklığımız var birçok alanda olduğu gibi. Bunun devam ettiği bir süreçte Şangay’la ilgili soru işaretleriyse amaç, biz Türkiye olarak hiçbir konuya negatif gözle bakmayız. Biz Türkiye olarak ülkenin ve paydaşlarının menfaatine olan her türlü işbirliğine açık olmak durumundayız. Dünyanın büyüyen ekonomileri içerisinde yer alan bu kadar önemli bir örgütte bulunmaktan, katkı verip almaktan, olumlu bir gündemle desteklemekten, paydaşı olmaktan memnuniyet duyarız. Dünyanın enerji kulübü olma anlamında da en büyük örgütlerden biri” diye konuştu.

“HER PROJEYE KAZAN-KAZAN OLARAK BAKIYORUZ”

Berat Albayrak, Rus gazını Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak Türk Akımı projesine ilişkin de projenin uzun yıllardır gündemde olduğunu ifade etti. Son dönemde projede ufak tefek değişiklikler olduğunu hatırlatan Albayrak, “Projenin Türkiye için anlamına baktığımızda Türkiye’nin Batı Hattı üzerindeki mevcut güzergahında önümüzdeki dönemde yaşanabilecek Doğu Avrupa üzerindeki teknik problemleri de göz önünde bulundurarak Rusya’dan alternatif güzergah olarak oluşturulmuş bir proje. Biz her projeye kazan-kazan olarak bakıyoruz. Türkiye çok yoğun enerji ve doğalgaz tüketen bir ülke. Özellikle kış aylarında en ufak bir gaz tedariğindeki sıkıntıyı elimine etmek için uyguladığımız bir strateji var. Özelikle gaz anlamında arzın istikrarlı bir şekilde tedariği anlamında yatırımlarımızı ve stratejilerimizi biliyorsunuz. Bu çerçevede baktığımızda Türk Akımı master plandaki Türkiye’nin tartışmasız enerji arz güvenliğine hizmet edecek bir proje. Bu projenin ek boru hatları, bununla ilgili oluşacak pazarlar, bununla ilgili stratejileri halihazırda devam ediyor. Sadece Türkiye’nin değil Rusya’nın mevcut pazarların ötesindeki pazarlara ulaşması noktasında Türk Akımı çok önemli bir rol oynayacak. Biz Türkiye tarafından Türk Akımı ile ilgili olumlu görüş beyan ettik ve gerekli adımları attık. 2017 yılında inşallah inşaat sürecine başlanacak ve 2019 yılı içerisinde bir problemle karşı karşıya kalınmadığı takdirde planlandığı gibi ilk hattın devreye alınması öngörülüyor” diye konuştu.

“DOĞU AKDENİZ GAZI ÖNEMLİ BİR ALTERNATİF”

Albayrak; “Doğu Akdeniz Gazı çok önemli. Gaz piyasası kendi içinde bir dönüşümden geçiyor.  21. yüzyıl bir gaz yüzyılı olacak. Artık petrolden gaza geçen uluslararası bir piyasanın içindeyiz. Bununla beraber gaz piyasasında boru gazından LNG’ye geçilmesiyle ilgili müthiş bir değişim, dönüşüm çağının eşiğindeyiz. Bu tespiti güçlendirecek çok yoğun kaya gazı keşifleri söz konusu. Bunun ticarileşmesi ve uluslararası piyasalarda çok daha yoğun bir şekilde işlem görmesi ile ilgili bir süreç ile karşı karşıyayız. Önümüzdeki 5 yıl içinde minimum 100 milyar metreküp LNG’nin piyasaya gireceği öngörülüyor. Böylece yeni bir gaz piyasası ile karşı karşıya olacağız. Burada Doğu Akdeniz’in özellikle son 10 yılda yapılan keşiflerle birlikte gelişmeye başlayan bir gaz rezerv kapasitesi var. Bu gazın ticarileşme süreci ve buna müteakip bunun uluslararası piyasalara ulaşması ile ilgili bir süreç söz konusu. Çeşitli sahalar üzerinde İsrail özelinde gelişmekte olan proje ve perspektifler var. Türkiye gaz piyasaları açısından hem iç piyasası ve tüketim noktasındaki talebinden dolayı pazar olması itibariyle, hem de mevcut pazarlara transit ve stratejik konumu itibari ile çok önemli bir konumda. Bu iki çerçeveden baktığımızda da Türkiye’nin enerji piyasasındaki güvenilir, istikrarlı ve sağlam bir partner olması bölgede oluşan her projenin doğal bir muhatabı olmasını sağlıyor. Doğu Akdeniz Gazı ile ilgili olumlu düşünüyoruz. Bununla ilgili Dünya Enerji Kongresi içindeki görüşmelerimizle birlikte yeni bir süreci başlattık. Bu süreç devam ediyor. Bu süreçle ilgili şimdiye kadar olumsuz herhangi bir şey yok. Kriterlerimiz çerçevesinde bu süreç devam edecek. Doğu Akdeniz Gazının da Türkiye üzerinde önemli bir alternatif olacağıyla ilgili çok net bir şekilde düşüncemi ifade edebilirim” dedi.

‘BAKANLIĞIMIZ ÇATISI ALTINDAKİ KRİTİK KURUMLARI YAPILANDIRMAMIZ LAZIM’

Bakan Albayrak, BOTAŞ’ın yeniden yapılandırılmasına olumlu baktığını ifade ederek, “Tüm bu çerçeveyi Türkiye Petrolleri, BOTAŞ ve Enerji Bakanlığı çatısı altındaki tüm kurumlar olarak düşünmek lazım. Bu kritik kurumların tamamını stratejik bir şekilde yapılandırmamız lazım. Bu yapılanmaya kesinlikle olumlu bakıyorum. Enerji sektöründeki kritik kurumların bölgesel olarak da önemli birer oyuncu olması konusu çok önemli. Enerji piyasalarında önemli bir oyuncu olmak için kaynak rezervi ve kapasite gerekmiyor. Bunlar olmadan da önemli oyuncular olunabiliyor, buna şahidiz” dedi. Türkiye’nin 2023, 2053 hedeflerine de değinen Albayrak, “Sadece kamu için değil enerji sektöründeki birçok büyük grubumuzun da bu çerçevede kendilerini yapılandırarak bölgesel ve küresel olma yolunda hedef çizebilecek fırsatları olduğunu düşünüyorum. Türkiye artık eski Türkiye değil. Bölge ve dünya da eskisi gibi değil. Tüm bu kurumları değiştirmek ve dönüştürmek zorundayız. Değişime ayak uyduramazsanız isminiz unutulur gider. Devletimizin ismi kadar kurumlarımızın da isminin duyulmasının vakti gelmiştir. Türkiye’de dünya tarihinin son dönemdeki en önemli liderlerinden biri var. Bir vizyon var ve bunun altını doldurmamız lazım. Sadece siyaset, siyasetçi, bürokrat olarak değil, özel sektöre de iş düşüyor. Bazen o kadar uzun soluklu planlar var ki bir çoğuna biz yetişemiyoruz. Yetişmek için demek ki daha hızlı koşmamız lazım. Enerji piyasalarında bu fiyat aralıklarında satın almaların ortaklıkların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bölgesel stratejik iş birlikleri ikliminin tüm sektörlerde her geçen gün daha da artacağı bir dönemdeyiz. Dolayısıyla bu iletişimi çok yoğun bir şekilde hızlandırıp hem Türkiye’nin potansiyelini, hem bölgenin potansiyelini hayata geçirme noktasında Türk firmalarının çok önemli adımlar atabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

‘Aramalarda Akdeniz’i önceliklerimiz arasına alacağız’

Albayrak; “Doğalgaz depolama ve FSRU çok önemli konular. Piyasa bu alandaki gelişmeleri merakla bekliyor. Biz enerji arz güvenliğimizi hiçbir şekilde göz ardı etmeden uygulamak zorundayız. Ama ikinci bir konu var ki bu biraz özel sektörümüzün kafasından geçen planları revize etmesini doğuruyor. O da şu; bu projeleri yapacağız ama en uygun maliyetle, stratejik pazar değişimi ve dönüşümü içinde. Biz neredeyse cari açığımız kadar enerji ithal eden bir ülkeyiz. Enerji ne kadar hayati bir unsur ise bunun istikrarlı ve güvenli bir şekilde hayata geçmesi ve altyapısının kurulması bizim için o kadar önemli. Altyapının kurulması maliyet noktasında bakıldığında çok daha farklı bir anlam taşıyor. Zaman kısıtımız var, acele etmemiz lazım. Bu projelerin en uygun maliyetle alternatiflendirilmesi çok önemli. Dolayısıyla mevcut sermaye ve kaynakları hem kamu hem de özel sektör olarak düşünmemiz lazım. Sektörün içinden gelen biri olarak karşılıklı bir kazan-kazanı hem kamunun hedeflerinin hayata geçmesi hem de özel sektörün makul karlarla sürdürülebilir bir eko sistemde büyümeye devam etmesi açısından çok önemli buluyorum” dedi.

“ARALIK’TA KAPASİTE GENİŞLETİLMESİNİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ”

Bakan Albayrak açıklamalarına şöyle devam etti; “Biliyorsunuz Aralık ayında FSRU’da ilk açılışlarımızdan bir tanesini yapacağız. Aynı şekilde özel LNG altyapımız ile yine Aralık ayı içinde kapasite genişletilmesinin önünü açacağız. Ocak ayında doğalgaz depolama ile ilgili yine ilk kavern noktasında önemli bir adım atacağız ve o sürece yetişirse depolamada yeni bir adım ve süreçle ile ilgili önemli bir müjde anonsu yapmayı da hedefliyoruz. Bu çerçevede özel sektörümüzün tüm bu alanlarla ilgili bireysel proje geliştirmelerine olumlu bakıyoruz. Ancak bu noktada tek bir şartımız var geliştirdikleri projeler mevcut piyasadaki maliyet dengesini ve döngüsünü bozmayacak. Mevcut ortalamanın çok üzerinde bir maliyetlemeyle bir proje geldiğinde bizim buna sıcak bakmamız çok zor. Onun için özel sektörümüzün biraz daha detaylı ve bu unsura da hitap edecek projeler geliştirerek gündeme gelmesini talep ediyorum. Hakikaten sektörümüzde çok önemli firmalar ve gruplar var. Türkiye’nin en önemli grupları enerji sektöründe faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla bu firmalarda Türkiye’nin en kaliteli, en genç beyinleri ve profesyonelleri çalışıyor. Dolayısıyla kriterlere uymak koşuluyla bu grupların ürettiği, Türkiye’nin politikalarına hizmet edecek her türlü yeni, özgün ve stratejik projeleri desteklemek durumundayız.”

“FOSİL YAKITLAR UZUN YILLAR DAHA DÜNYA GÜNDEMİNDEN ÇIKMAYACAK”

Türkiye’nin yakın coğrafyada yeni petrol sahaları satın almasının ihtimal dahilinde olduğunu belirten Albayrak; “Türkiye’nin, Türkiye Petrolleri ve TPIC aracılığıyla bu tür girişimlerde bulunmasına olumsuz bakmıyoruz. Hem Türkiye Petrolleri özelinde, hem TPIC özelinde, hem de alternatif ve benzeri firmalar ve pazarlar özelinde yakından takip ettiğimiz, yürüttüğümüz süreçler söz konusu. Tabi ki petrol piyasasına ayrı bir fasıl açmamız lazım. Önümüzdeki dönem petrol piyasaları nasıl olacak, petrol fiyatı hangi aralıkta olacak, stratejiler neye göre güncellenecek bunların belirlenmesi lazım. Bununla beraber belirlenen fiyat aralığında arama, üretim, dağıtım marjları nasıl etkilenecek bunlara bakmak ve yıllarla alakalı planlamaları yapmak lazım. Ama ne olursa olsun fosil yakıtlar uzun yıllar daha dünya gündeminden çıkmayacak. Nasıl kömür bir günde gündemden gitmeyecekse, petrol ve türev ürünleri bugünden yarına bitmeyecek. Dolayısıyla petrol zengini bir coğrafyada önümüzdeki süreçte yapılacak yatırımları çok iyi takip etmek lazım. Bununla alakalı bölgemizdeki ülkelerle ilişkilerimiz çok yoğun bir şekilde devam ediyor ve özel sektörümüzün de bunu yakından takip ettiğini biliyorum. Türkiye’de yakın dönemde yeni gelişmeler, yeni yatırımlarla alakalı anonslar olabilir. Uluslararası firmaların bu konuda Türkiye’ye ilgi duyduklarını biliyoruz. Türkiye ve bölge özelinde önümüzdeki dönem enerji piyasaları ile ilgili sadece iç piyasa ve bölge anlamında değil, pazar potansiyeli büyüme noktasında da çok daha değişik ve önemli gelişmeler olabilir” açıklamasını yaptı.

“AKDENİZ ÖZELİNDE ADIMLAR ATMA STRATEJİMİZ VAR”

Düşük petrol fiyatlarının arama üretim yatırımlarını etkilemesi ile ilgili açıklamalarda da bulunan Bakan Berat Albayrak; “Bu durum sadece Türkiye’de değil, ekonomisi petrole bağımlı ülkeler arasında da önemli bir sorun. Petrol aramacılığında sadece off shore’da değil on shore’da da sıkıntılı bir konu bu. Off shore maliyetleri itibari ile çok daha riskli. Öncelikle bu duruma belirli bir süreyle desteklenecek bir konu olarak bakmamız gerekiyor. Dünyadaki bu fiyat trendi uzun süreli devam ederse aramacılık notasında Türkiye’yi neye göre değerlendirmemiz lazım? Gibi soruları kendimize sormamız gerekiyor. Bunu çok sık bir şekilde güncelleyerek takip ediyoruz. Türkiye’de aramacılık henüz istenilen düzeyde değil. Bugüne kadar yapılan keşifler Türkiye’nin bu konuda zengin bir ülke olmadığını birçok açıdan ortaya koyuyor. Dolayısıyla bir risk sermayecisi, bir özel sektör yatırımcısı açsından bakıldığında da buna çok derin analizlerle yaklaşmak gerekiyor. Devlet olarak önümüzdeki dönemde sadece Karadeniz özelinde değil Akdeniz özelinde de off shore noktasında adımlar atma stratejimiz var. Karadeniz’de bir noktaya kadar geldik ama maalesef henüz  bir şey bulamadık. Önümüzdeki dönemde Akdeniz’de potansiyelin olduğunu düşündüğümüz alanları önceliklerimiz arasına alacağız. Bu çerçevede kara aramacılığında yeni dönemde Türkiye Petrollerinin bugüne kadar çok daha fazla mesai harcadığı alanlardan daha yakın coğrafyaya ya da Türkiye’ye yatırımlarını yönlendireceği bir süreçten bahsedebiliriz. Bölge açısından da bakıldığında ciddi bir potansiyel söz konusu” diye konuştu.

 “MADENCİLİĞİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ”

Enerji Bakanı Berat Albayrak, Zirve kapsamında gerçekleştirilen özel oturumda yerli kömürde gelinen son aşama, hedefler ve yeni döneme ilişkin bilgileri paylaştı. Madencilik ve kömürün çok önemli konular olduğunun altını çizen Bakan Albayrak; “Son dönemde madencilik sektörünün ve yerli kaynaklar özelinde kömürün ehemmiyeti biraz daha fazla Türkiye gündemine girmiş oldu. Tabi biz burada hakikaten çok ciddi bir rol oynamaya çalışıyoruz. Bir yol ve yön açmaya, bu önemli konuyu Türkiye enerji gündemine getirmeye çalışıyoruz. Sektörün değişimi ve dönüşümünü resmi otoritenin değişimi, dönüşümü ile birleştirerek yeni bir sürece doğru ilerletmek istiyoruz. Bunun için de tabi ki istihdam boyutu, yerli kaynakların kullanılması gibi konuların olması kadar enerji arz güvenliği  gibi stratejik bir durum da var. Ama hepsinin ötesinde özellikle madencilik noktasında çok daha dikkatli adımlar atmak zorundayız. Özel sektör özelinde de bunu söylüyorum. Madencilik ve kömür özelinde baktığımızda önümüzdeki dönemde daha yoğun bir süreci yaşamak durumundayız. İnşallah önümüzdeki dönem sadece kömür anlamında değil birçok anlamda Türkiye’nin madenciliğini geliştirip, genişleterek önünü açacağız. Bunu da özel sektörün ve kamunun dönüşümü ile sağlayacağız. Eksiklerimiz muhakkak var ama eski Türkiye’ye kıyasla Türkiye bugün daha iyi bir noktada. Bu yeterli mi? Elbette değil. Daha da iyi olmak ve en doğru adımları atmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“ÇAYIRHAN VE KARAPINAR İHALELERİNDE SÜRE UZATIMINA GİDİLEBİLİR”

Hem Çayırhan hem de Karapınar ihalelerine çok yoğun bir katılım olduğunu açıklayan Enerji Bakanı Berat Albayrak; “Bu iki ihaleye olan talep o kadar yoğun ki bazı firmalardan farklı talepler geliyor. Süre uzatımı ile ilgili çok yoğun taleple karşı karşıyayız. Bunu arkadaşlarla da değerlendirdik belki bu yoğun talebe karşı bir süre daha süreyi uzatma yönünde bir karar alınabilir. Arkadaşlar değerlendiriyorlar. Bu iki ihale güneş için de söylüyorum çok önemli başlangıçları ortaya koyacak. Bundan sonraki süreç açısından yerli ve yenilenebilir alanında birçok ilkleri ortaya koyacak. Maksimum rekabet, kalite, son teknoloji, yerli üretim, verimlilik segmentlerinin yanı sıra bu iki ihale maliyetlerin düşmesi noktasında da çok önemli bir rol oynayacak” diye konuştu.

“YENİLENEBİLİR ENERJİNİN PAYI MALİYET AVANTAJIYLA ARTIRILMALI”

Enerji ithalatında dışa bağımlı bir ülke olarak Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir kaynaklarının payını artırması gerektiğinin altını çizen Bakan Albayrak yenilenebilir enerji sektörünü hareketlendiren projelerden bahsetti. Yerli ve yenilenebilir enerji payını artırırken bazı önemli noktalara dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Albayrak; “Buradaki en önemli noktalardan bir tanesi bu payı maliyet avantajı ve maliyet rekabeti ile artırmak. Dolayısıyla özellikle yenilenebilir enerjide bu çerçeveden yola çıktık. Ve buna ek katma değer oluşturabilecek alanlarını da bu çerçevede değerlendirerek adımlar atmaya başladık. Bu noktada sadece güneş değil rüzgarda da çalışmalarımız devam ediyor. Bu yatırımlarla ilgilenen küresel firmalarla hem Türkiye’de hem de uluslararası katıldığımız programlarda birebir görüşerek, toplantılar yapıyoruz. Amerika’dan Çin’e kadar birçok uluslararası büyük firmaların Türkiye’deki bu yatırımlara ilgi ve alaka beslediklerini görüyoruz. Biz burada tüm paydaşların kazanacağı, kredi riskinin minimilize edileceği bir modelle yatırımcının da kamunun da, özel sektörün de, vatandaşın da kazanacağı bir modeli ortaya koymak için çalışıyoruz. Hakikaten YEKA’lar tüm bu unsurlara hizmet edecek şekilde hayata geçirdiğimiz bir model. Ülke olarak güneş enerjisinde belli bir noktaya geldik. Bu alana yoğun bir talep olduğunu ve bu nedenle süre uzatımına gidebileceğimizi zaten aktarmıştık. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızın payını arttırma konusundaki hassasiyetimiz ortada. Bu nedenle rüzgar enerjisindeki çalışmamızı da hiç vakit kaybetmeden başlattık. Rüzgarın şartnamesini arkadaşlarımız tarafından çok ince ayrıntılar düşünülerek hazırlandı. İşin lokalizasyonu, yerlileşmesi, Ar-Ge’nin oluşması ile ilgili tüm teknik detaylar incelendi” açıklamasını yaptı. Tüm taraflar mutlu olmadıkça işbirliklerinin başarılı olamayacağını sözlerine ekleyen Enerji Albayrak açıklamalarına şu sözlerle devam etti; “Bu çerçeveden de hareketle sadece özel sektörün mutlu olduğu, kamunun mutsuz olduğu bir modele sıcak bakmıyoruz. Çünkü son dönemde öyle bir durum var. Açıkçası son dönemdeki modellemelerdeki gelişmelerden biz kamu olarak mutsuzuz. Hele de maliyetler noktasında bakıldığında kamu olarak biz çok mutlu değiliz. Biz mutlu olmayınca tüketicinin de çok mutlu olmayacağı bir sürecin önünü açılıyor. Sadece özel sektörün değil tüm paydaşların mutlu olacağı modellere sıcak bakıyoruz.”

“YENİLENEBİLİRDE ÖZ TÜKETİME YÖNELİK YATIRIMLARI ARTIRACAĞIZ”

Yenilenebilirde öz tüketime yönelik yatırımları artıracaklarını ifade eden Bakan Berat Albayrak; “Öz tüketimin dışında 15 kuruştan alayım 40-45 kuruştan satayım, aradaki 30-35 kuruş ile ticari zenginliğimi artırayım, her bir ailemin fertlerine birer tane santrali vereyim evladiyelik geçinmelerini sağlayayım gibi yaklaşımlar hakikaten sektöre karşı olan inancı olumsuz etkiliyor. Biz bunun yerine artık bu detaydaki küçük tüketimleri öz tüketimle sınırlı kalmak koşuluyla sıcak bakacağız. Önümüzdeki dönemde de bu noktalara bu şekilde bakacağımızı herkesin bilmesi lazım. Birileri eğer daha çok  para kazanırız diye  buraya yüklenmeyi düşünüyorlarsa kusura bakmasınlar biz buna da olumlu bakmıyoruz” dedi.

“2023’TE ÇOK BAŞKA BİR ENERJİ PİYASAMIZ OLACAK”

Sektörün liberlizasyonu açısından bakıldığında EPİAŞ’ın çok önemli bir adım olduğunu belirten Albayrak; “Elektrik dağıtıcıları da var burada onlara da bir kez daha sesleniyorum, elektrik değişimi, dönüşümü alt yapı yatırımı, iyileştirilmesi ve hakikaten müşteri memnuniyeti özelindeki yatırımlar olmazsa olmaz. Hepinizin bilgisi olsun. Aralık ayında son denetim raporlarını aldıktan sonra 2017’nin ilk çeyreğinde ilk karneleri hazırlayacağız. Sahada denetim çerçevesi içinde raporları alacağız. Bakalım 2016 yılı 21 bölgemiz için nasıl geçmiş. 2017’nin ELDER toplantısına gelmeden piyasa saha araştırmasını bitirdikten sonra bunlarla birlikte not vereceğiz. Hakikaten bu noktada olumlu adım atan tüm firmalara teşekkür ediyorum. İnşallah sektörümüz istediğimiz ölçüde 2016’yı geçirmiştir. İletim bizim için birinci sırada ve bunu çok yakın şekilde izliyoruz. Sektörün liberlizasyon noktası özelleşmesi çok önemli bir konu. AK Parti döneminde hakikaten 2002’den bu yana kadar bununla ilgili  çok önemli adımlar atıldı. Hakikaten EPDK başta olmak üzere Başkanımız Mustafa Yılmaz özelinde tüm kurul üyelerimize uzun süredir bu değişim, dönüşüm ve liberlizasyon süreci için ortaya koydukları çok başarılı katkılar için teşekkür ediyorum. Çok önemli süreçleri, piyasanın bu fonksiyonlara kavuşması ile ilgili süreçleri hayata geçirdi ama daha yolun  başındayız. Çok daha önemli adımlar atacağız. Kamu olarak stratejik payın dışındaki alanlarda rekabetin ve özel sektörün önünü açmakla, düzenlemekle, takip etmekle ve denetlemekle yükümlü olmak zorundayız. Stratejik alanların dışında bunu ne kadar geliştirirseniz, verimlilik artar, müşteri memnuniyeti artar, maliyetler düşer, bununla ilgili kalite artar. Önümüzdeki dönemde EPİAŞ özelinde gaz piyasası, serbest ticaretin online sistemde oluşturulması, elektrik sektöründeki serbest tüketicilerle alakalı alanın genişletilmesi, ticaretle ilgili kritik bazı konuların gündeme getirilmesi gibi aklımızda birçok farklı, önemli ve piyasalara daha fazla değer katacak projeler var. Biz her şeyi, her konuyu en iyi bilen tarafız gibi bir yaklaşım içinde asla olmadık, olmayacağız. Sektörün paydaşları, insan kalitesi ve beyin gücü itibariyle birçok anlamda bize katkı verebilecek bir potansiyele sahip. Dolayısıyla sektörün de katkısını alarak bu süreci elbirliğiyle daha da ileri taşımak için önemli adımlar atacağız. Şu 3-5 yıl bizim için çok önemli. 2020 Türkiye’sine, 2023 hedeflerine ulaşma noktasında yatırım, iyileştirme, liberalizasyonla ilgili kritik adımlar atıyoruz ve atacağız. Şu an nasıl bir rahatlıkla ve özgüvenle ülkenin karşısında, toplumun karşısında ve sektörün içinde duruyorsak, 3-5 sene sonra bizim için çok daha güçlü bir yapı ve ortam olacak. Çünkü Türkiye’nin hala geliştirmesi gereken alanlar var. Enerji sektöründe eksiklerimiz var. Bunun farkındayız ama her geçen gün çok başarılı bir yönetimle Ak Parti iktidarıyla sektörü iyileştirme ve geliştirme yönünde çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. Ben bundan hiçbir şüphe duymuyorum. Artık PTT 1. Lig’de değil, Süper Lig’de oynamak zorundayız. Bu nedenle o düzeyde antrenman yapmanız, çalışmanız, strateji ve taktik geliştirmeniz lazım. Bürokraside ki tüm arkadaşlara bunu söylediğim gibi özel sektördeki arkadaşlara da oyunculara da firmalara da bunu söylüyorum. Biz hedeflerimizi bu çerçevede, ülkenin menfaatlerini her şeyin merkezinde tutarak daha da ileri taşıyacağız. Dolayısıyla 2023’e çok başka bir enerji piyasası, çok başka bir enerji stratejisi ile adım atacağız” diye konuştu.

‘GAS&POWER SEKTÖRÜN KEYİFLİ YÖNLERİNİ DE ÖNE ÇIKARIYOR’

Enerji Bakanı Berat Albayrak, “Gas&Power Ailesine enerji sektörünü çıkardığı yayınlarla biraz daha eğlenceli bir hale getirdiği için teşekkür ediyorum. Gas&Power görselliği de öne çıkararak sektörün keyifli yönlerini de ön plana taşıyor. Her özel sektör temsilcisinin odasında, masasında Gas&Power gazetesi yerini alıyor. Bu nedenle Gas&Power Ailesine çalışmaları ve düzenlediği bu toplantılar nedeniyle bir kez daha teşekkür ederim” diye konuştu.