
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) haziran ayı için yayınladığı orta vadeli görünümü, petrol piyasalarında 2030’a kadar tedarik sıkıntısı yaşanmayacağını öngörüyor ancak güçlü etkiler sektörü dönüştürürken enerji güvenliğine odaklanmak hayati önemde olmaya devam edecek.
IEA’nın yıllık orta vadeli piyasa raporunun son baskısı olan Petrol 2024, bu dinamiklerin petrol arz güvenliği, rafinaj, ticaret ve yatırım açısından geniş kapsamlı sonuçlarını inceliyor. Rapor, günümüz politikaları ve piyasa eğilimlerine dayanarak Asya’nın hızla büyüyen ekonomilerinin yanı sıra havacılık ve petrokimya sektörlerinden gelen güçlü talebin önümüzdeki yıllarda petrol kullanımını daha da artıracağını ortaya koyuyor. Ancak bu kazanımlar, artan elektrikli otomobil satışları, geleneksel araçlardaki yakıt verimliliği iyileştirmeleri, Orta Doğu’da elektrik üretimi için petrol kullanımının azalması ve yapısal ekonomik değişimler gibi faktörlerle giderek daha fazla dengelenecek. Sonuç olarak rapor, biyoyakıtlar da dahil olmak üzere 2023’te günde ortalama 102 milyon varilin biraz üzerinde olan küresel petrol talebinin, bu on yılın sonuna doğru günde 106 milyon varile yakın bir seviyede sabitleneceğini öngörüyor.
TOPLAM ARZ KAPASİTESİNİN 2030 YILINA KADAR GÜNDE YAKLAŞIK 114 MİLYON VARİLE ÇIKACAĞI TAHMİN EDİLİYOR
Buna paralel olarak, Amerika Birleşik Devletleri ve Amerika’daki diğer üreticilerin öncülüğünde küresel petrol üretim kapasitesindeki artışın, 2030’a kadar talep büyümesini geride bırakması bekleniyor. Raporda, toplam arz kapasitesinin 2030 yılına kadar günde yaklaşık 114 milyon varile çıkacağı tahmin ediliyor. Bu, öngörülen küresel talebin günde 8 milyon varil üzerinde; 2020’deki Covid-19 kilitlenmelerinin zirvesi dışında daha önce hiç görülmemiş seviyelerde yedek kapasite ile sonuçlanacak. Bu seviyelerdeki yedek kapasite, OPEC ve ötesindeki üretici ekonomileri ve ABD kaya petrolü endüstrisi de dahil olmak üzere petrol piyasaları için önemli sonuçlar doğurabilir.
Pandemideki toparlanmanın ivme kaybetmesi, temiz enerji geçişlerinin ilerlemesi ve Çin ekonomisinin yapısının değişmesi nedeniyle küresel petrol talebindeki büyüme yavaşlıyor ve 2030 yılına kadar zirveye ulaşması bekleniyor.
2030’DA GÜNDE 43 MİLYON VARİLİN ALTINA DÜŞECEĞİ ÖNGÖRÜLÜYOR
Büyümedeki yavaşlamaya rağmen, daha güçlü politika önlemleri uygulanmadığı veya davranış değişiklikleri gerçekleşmediği sürece, küresel petrol talebinin 2030’da 2023’e göre günde 3,2 milyon varil daha yüksek olacağı tahmin ediliyor.
Artışın, Asya’daki gelişmekte olan ekonomilerden (özellikle Hindistan’da ulaşım için daha yüksek petrol kullanımından) ve özellikle Çin’de gelişen petrokimya endüstrisinden gelen jet yakıtı ve ham maddelerin daha fazla kullanılmasından kaynaklanması bekleniyor. Buna karşılık, gelişmiş ekonomilerdeki petrol talebinin onlarca yıldır devam eden düşüşünü sürdürerek 2023’teki günde 46 milyon varil civarından 2030’da günde 43 milyon varilin altına düşeceği öngörülüyor. Gelişmiş ekonomilerden gelen talep 1991’deki kadar düşüktü.
OPEC+ DIŞI KAZANIMLARIN GÜNDE 2,1 MİLYON VARİLİNİ TEK BAŞINA ABD KARŞILAYACAK
OPEC+ dışındaki üreticiler, beklenen bu talebi karşılamak için küresel üretim kapasitesinin genişletilmesine öncülük ediyor ve bu da 2030’a kadar beklenen artışın dörtte üçünü oluşturuyor. OPEC+ dışı kazanımların günde 2,1 milyon varilini tek başına ABD karşılamaya hazırlanıyor. Arjantin, Brezilya, Kanada ve Guyana ise günde 2,7 milyon varil daha katkıda bulunuyor.
Raporun tahmini, bu 10 yılın sonuna doğru onaylanmış proje akışının azalmasıyla birlikte önde gelen OPEC+ dışı üreticiler arasında kapasite artışının yavaşladığını ve ardından durduğunu ortaya koyuyor. Ancak şirketlerin halihazırda taslak aşamasındaki ek projeleri onaylamaya devam etmesi durumunda, OPEC+ dışı kapasitenin 2030 yılına kadar günde 1,3 milyon varil daha faaliyete geçmesi mümkün olacak.
Rapora göre küresel rafinaj kapasitesi, 2023 ile 2030 arasında günde 3,3 milyon varil artarak tarihsel eğilimlerin çok altında bir artış kaydedecek. Ancak biyoyakıtlar ve doğal gaz sıvıları (LNG’ler) gibi rafine edilmemiş yakıtların arzındaki eş zamanlı artış göz önüne alındığında, bu dönemde rafine petrol ürünlerine olan talebin karşılanması için bunun yeterli olacağı tahmin ediliyor. Bu durum, görünüm döneminin sonuna doğru rafinerilerin kapanması olasılığının yanı sıra 2027’den sonra Asya’da kapasite artışında yavaşlama olasılığını artırıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, COP29 Dünya Liderleri İklim Zirvesi’nde konuştu12 Kasım 202416:07 Adana’daki iki maden sahası için ihale düzenlenecek12 Kasım 202409:14 Raylarda yeşil dönüşüm29 Nisan 202515:06 Avrupa’da yaşanan elektrik kesintileri ülkeler arası bağlantıların dayanıklılığını gündeme getirdi29 Nisan 202514:47 Enerjisa Enerji ve Brisa, 4,8 megavatlık ısı pompası projesini hayata geçiriyor29 Nisan 202514:46 TABGİS, UTTS için yeniden süre uzatımı talebinde bulundu29 Nisan 202513:44 Türkiye Petrolleri’nin Ankara’daki 54’üncü istasyonu Dikmen’de hizmete girdi29 Nisan 202513:33