Yenilenebilir

Su kaynaklarının sürdürülebilirliği ve yeni uygulamalar oturumu yapıldı

AA

8. Türkiye Enerji Zirvesi’nde DSİ Özel oturumu gerçekleştirildi. Konferansta “Su Kaynaklarının Sürdürülebilirliği ve Yeni Uygulamalar: Pompajlı HES’ler ve Yüzer GES’ler” konusu ele alındı.

 

Konferansın moderatörlüğünü A Plus Enerji Kurucu Ortak Ozan Korkmaz yaptı.

 

“PHES’LERİ BİR AN EVVEL ÜLKE GÜNDEMİNE ALMAK GEREKİYOR”

 

DSİ Genel Müdür Yardımcısı Ergün Üzücek, Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santrallerle (PHES) ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Üzücek PHES’lerle ilgili; “Nehir santrallerinden farkı var o da tek hattı olması. Klasik anlamdaki santrallerden farkı yan hizmetlerde öne çıkıyor. Doğal şartlarla bağlı değil. Dünyadaki mevcut PHES’lerin kapasitesi 200 MW ve büyük olan 158 adet tesis bulunmaktadır. Bu tesislerin toplam kurulu kapasitesi 101,7 GW’dir. Ülkemizdeki PHES’lerin durumu ise yapılan çalışmalar neticesinde 28 nokta içerisinde 10 noktaya tespit yapıldı. Bu santralleri bir an evvel ülke gündemine almak gerekiyor. Devletin bunu yapma imkanı var. Özel sektöre açılması konusunda gerekli çalışmalar yapılmalı. Bazı belirsizlikleri daha detaylı çalışarak planlamasını yapıyoruz. Bunlar Milli enerjiye katkı sağlayacak çalışmalar. Projenin yapım süresi ile ilgili bilgi verecek olursak projeye bugün başlansa hidroelektrik santrali kadar vakit alır. Biz böyle bir işi 1,5 veya 2 yıl içerisinde yapıyoruz. PHES’lerde bu sürede yapılabilir” dedi.

 

GELECEĞİN TRENDİ YÜZER GES’LER

 

İstanbul Enerji A.Ş Genel Müdürü Fatih Saltabaş Türkiye’de yüzer güneş enerjisi santralleri hakkında sunum gerçekleştirdi. İBB’nin hizmete aldığı yüzer GES hakkında bilgi veren Saltabaş santralin önemine yönelik şu ifadeleri kullandı: “İBB ve bağlı kuruluşların elektrik tüketimi Türkiye’nin yüzde 0,7’si, İBB ve bağlı kuruluşların yıllık elektrik tüketim bedeli 600 Milyon TL. Neden yüzer güneş enerjisi santrali yapıyoruz. Çünkü GES’ler için büyük alana ihtiyaç var. İstanbul’da arazi maliyetleri çok fazla. Bu alanlarda genelde inşaat için değerlendiriliyor. Bu yüzden yüzer tesisler bizim için fırsat. Ayrıca buharlaşmadan dolayı yüzer tesisler bize verim sağlıyor. Yosun oluşumu az oluyor. Bazı krizleri fırsata çevirerek bu konuda önemli bir AR-GE projesi gerçekleştirdik. Projeden beklentimiz oldukça fazla ve geldiğimiz noktadan dolayı oldukça mutluyuz.”

 

“DEPOLAMA KAÇINILMAZ HALE GELDİ”

 

DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanı Nazmi Kağnıcıoğlu, ülkemizin toplam kullanılabilir 112 milyar metreküp su potansiyeli, toplam akım miktarının ise 186 milyar küp olduğunu söyledi. Akım rakamlarının depolamayı kaçınılmaz hale getirdiğini ifade eden Kağnıcıoğlu; “Yıllık toplam akımın yüzde 65’i yılın ilk3ayında gerçekleştiği için bu durum depolamayı kaçınılmaz hale getirdi. Ülkemizin hidroelektrik potansiyeli yılda 216 milyar kWh ile önemli bir paya sahiptir. Ülkemiz diğer ülkelerle mukayese edildiğinde ABD, Japonya, Norveç ve Kanada’dan sonra 5. sırada yer almaktadır. Ülkemizin Doğu bölgesinde hidroelektrik enerji kaynakları potansiyeli daha fazla. Şu anda 65 tesisi DSİ olarak hizmete aldık. İnşaatı devam eden tesisler; DSİ 3 adet, özel sektör 66 adet olarak öne çıkıyor. Kurulu gücü en büyük HES Atatürk, Karakaya, Keban, Altınkaya, Birecik, Deriner, Beyhanlı, Oymapınar, Boyabat ve Berke barajıdır. Hidroelektrik enerji üretiminin toplam enerji içindeki payı giderek artmakta. Bu yüzden hidroelektrik santrallerine gereken önemi vermeliyiz” dedi.

 

“PHES’LER ARZ-TALEP DENGESİNİ SAĞLAR”

 

ETKB Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Proje Daire Başkanı Zafer Karayılanoğlu yenilenebilir enerji kaynakları ve PHES santralleri hakkında sunum gerçekleştirdi.  Karayılanoğlu “Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santral’ler (PHES)biri alt biri üst hazne olmak üzere en az iki hazneden oluşan, sistemde arz-talep dengesinin sağlanması amacıyla elektrik talebinin düşük olduğu zaman diliminde suyun üst hazneye pompalanarak hidrolik güç olarak biriktirildiği tesislerdir. Bu tesisler elektrik talebinin yüksek olduğu zamanlarda yük yönetimine destek olan iletim sisteminin yönetilmesinde ihtiyaç duyulan yan hizmetlere katkı vermek üzere önceliklendirilmiş tesisler olarak öne çıkarlar” diye konuştu.

 

 



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir