Yenilenebilir

“Jeotermal Sektörü 1000 MW’lık 2023 hedeflerine şimdiden ulaştı”

AA

JESDER, Türkiye’de jeotermal enerjinin ekonomiye katkısını, sektördeki gelişmeleri ve ihtiyaçları açıklamak adına Ekonomi Gazetecileri Derneği üyeleri ve ekonomi basını ile bir araya geldi.

 “SEKTÖRÜN TAMAMI YERLİ ÜRETİCİ”

Toplantıda gazetecilere sunumu yapan JESDER Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Şentürk; jeotermalin sadece elektrik üretiminde değil; konut ısıtması, kimyasal madde üretimi, endüstriyel kullanım, termal turizm, maden suyu gibi birçok alanda kullanıldığını ancak 130 derecenin üzerinde çıkan kaynakların elektrik üretimine uygun olduğunu söyledi. Sektörü ileriye taşımak adına 3 yıl önce derneği kurduklarını, bugün gelinen noktada 30 Elektrik Üretim lisansı sahibi şirketin JESDER üyesi olduğunun altını çizen Şentürk; “JESDER üye şirketleri şu anda aktif 38 adet jeotermal enerji santrali ile ülke ekonomisine büyük kazanç sağlıyor. Yatırımcılarımızın tamamının yerli yatırımcı olması nedeni ile yurt dışına hiç bir kar transferi olmuyor ve yatırımcılar kazançları ile yeni Jeotermal Santral Yatırımları yapıyorlar” dedi.

“JEOTERMALDEN EKONOMİYE YILDA 500 MİLYON DOLAR KATKI”

Çevre dostu, temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olan Jeotermalin Türkiye ekonomisine olan katkılarının rakamsal boyutuna da değinen Şentürk şu bilgileri aktardı, “JES’lerden üretilen elektrik ile dışa bağımlı Doğalgaz-İthal Kömür-Akaryakıt gibi kaynaklardan tasarruf edilmekte, yaklaşık 380 bin ton akaryakıtın ve 1,2 milyar metreküp doğalgazın ithalatı azaltılmaktadır. Bu da ülke ekonomisine 300 milyon dolarlık bir katkı sağlamaktadır. Mevcut kurulu güç üzerinden ödenen vergi ve yasal yükümlülükler ile JES’ler ülke ekonomisine yıllık 510 Milyon dolar katkı sağlamaktadır. Bunlara SGK ve gelir stopaj vergisi gibi kaynaktan kesilen vergi maliyetlerini de ekleyecek olursak bu tutar 600 milyon dolar mertebesine ulaşmaktadır. Üstelik jeotermal santral yatırımlarının yüzde 70’i yerli üreticilerimiz tarafından Türkiye’de üretilmekte ve kaynaklarımız vatanımızda kalmaktadır” şeklinde konuştu.

“YÜKSEK BÜYÜME HIZI İLE DÜNYA 4’ÜNCÜLÜĞÜNE YÜKSELDİK”

Jeotermalin, rüzgar, hidroelektrik, güneş ve biyokütleye oranla en hızlı büyüyen enerji sektörü olduğunu kaydeden Ufuk Şentürk konuşmasında; “Jeotermal elektrik santraller hidrolik ve rüzgar enerjisi santrallerinden 3 kat, güneş enerji santrallerinden ise 5 kat daha verimli çalışmaktadır. 4,2 milyon dolar/megavat maliyetine ve tüm arama risklerine rağmen jeotermal santral yatırımcısı şirketlerimiz geçtiğimiz 8 ayda, yüzde 70’lik büyüme oranı ile jeotermal enerjiden elektrik üretimi 690 MWe’den 1007.8 MWe’ye yükselerek, Türkiye jeotermal elektrik sektöründe en hızlı büyüyen ülke olarak tarihe geçti. İçinde bulunduğumuz yılın ilk yarısı itibariyle Jeotermal enerji üretiminde dünya’da 7’nci sırada bulunan Türkiye, 4.2 milyar dolarlık yatırımlar ile 1.007,8 MW’a ulaşarak, uluslararası bir başarı gösterip dünya 4’üncülüğüne yerleşti. Dünyada 1000 MW’ın üzerinde Jeotermal Kaynaklardan elektrik üreten 4 ülke mevcuttur ve Türkiye de 1000’ler kulübünün artık üyesidir” dedi.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son güncelleme: 16:14 8 Eylül 2017