Yenilenebilir

‘Alman ortağımız, Türkiye enerji piyasasına güveniyor’

AA

Haziran ve Aralık ayında gerçekleşen son kapasite yarışmalarında verdiği eksi fiyatlar ve kazandığı yüksek kapasiteler ile dikkatleri üzerine çeken Borusan EnBW Enerji’nin Genel Müdürü Mehmet Acarla yarışma sonuçlarını ve şirketin Türkiye’de rüzgardaki gelecek stratejilerini Green Power’a değerlendirdi.

‘VERDİĞİMİZ FİYATLAR HESABA DAYALI İNCE DETAYLI FİYATLAR’

Kendileri açısından çok zorlu bir rekabet ortamının olduğunu ve özellikle batı bölgelerinde ciddi bir rekabet olacağını beklediklerini söyleyen Acarla, “Geçtiğimiz hafta yapılan Rüzgar Kapasite ihalelerinde oldukça rekabetçi bir ortam vardı. Özellikle Türkiye’nin batı bölgelerinde ciddi bir rekabet olacağını bekliyorduk. Haziran ayında yapılan ilk tur ihalelerde özellikle bazı büyük enerji şirketlerinin eksi fiyat vermemiş olması 2. turda oluşabilecek fiyatları tahmin etmemizi güçleştirdi. Buna rağmen, ihaleler sonucunda hem aldığımız kapasite hem de verdiğimiz fiyatlar açısından baktığımızda şirket olarak hedeflerimize ulaşarak iyi bir netice elde ettik diye düşünüyorum. Eksi fiyatlar ne anlama geliyor diye çok tartışılıyor. Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya kadar son yıllarda tüm dünyadaki kapasite tahsisi ihalelere bakarsanız zaten rüzgar enerjisi ve özellikle güneş enerjisinde çok düşük fiyatların gerçekleştiğini görürsünüz. Türkiye’de de buna paralel bir gelişme oldu. Özellikle yatırım maliyetlerinde düşüşler varken, verimliliklerde de çok büyük artışlar söz konusu. Türbin teknolojisindeki gelişmelerle birlikte bütün bunlar fiyatlardaki gelişmelerde de etkili oluyor. Ayrıca bir de Türkiye’de var olan iyi rüzgar sahalarını da unutmamak gerekiyor. Nitelik ve rüzgar potansiyeli itibariyle offshore’a yaklaşan verimlilikte, çok yüksek kapasite faktörleri olan sahalarımız var. Özellikle yeni teknolojilerle bu sahaları çok verimli bir şekilde değerlendirmek de mümkün oluyor. Dolayısıyla her ne kadar bu düşük fiyatlar şaşırtıcı gelse de tahmin ediyorum ki birçok yatırımcı tüm bu farklı parametreleri de düşünerek planlamalarını yaptı ve fiyatları buna uygun olarak verdi. Ayrıca, sahalarımızı da çok iyi tanıyoruz. Yıllardır bu sahalarda ölçümler yapıyoruz. İnşaat zorluğu, iletim hattı uzunluğu gibi detayları da gözeterek, hassas hesaplamalar sonucunda bu fiyatları verdik. Projelerimiz en kısa zamanda yatırıma dönüştürmek için çalışmalara başladık” dedi.

‘3 YILDA 800 MİLYON DOLARLIK YATIRIM YAPACAĞIZ’

Şirketin önümüzdeki 3 yılda 800 milyon dolara yakın yatırım yapacağını ifade eden Acarla, “Şirketimizin mevcut kurulu gücü 495 MW. Portföyde geliştirilmekte olan projelerimiz ve ihalede yeni kazandığımız projelerimizle birlikte toplam portföy büyüklüğümüz ise 1.100 MW’ı aştı. Portföyümüzün tamamını devreye almak için önümüzdeki 3-4 yılda 800 milyon dolar civarında bir yatırım yapmayı öngörüyoruz” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’DEKİ YATIRIMLAR İLE İLGİLİ BİR SORU İŞARETİ OLMADI’

Borusan EnBW Enerji olarak Türkiye-Almanya ikili ilişkilerin en zor olduğu dönemlerde Haziran ihalelerine büyük bir iştahla katıldıklarının altını çizen Acarla sözlerine şöyle devam etti: “Alman ortağımızın hiçbir zaman Türkiye’deki yatırımlar ile ilgili bir soru işareti olmadı. Tüm ihale sürecini her iki ortağımızla yakın çalışarak yürüttük. Biz ikili ilişkilerin en zor olduğu dönemlerde de Haziran ayında yapılan rüzgar ihalelerine katıldık. Orada da büyük bir yatırım iştahı vardı. Ayrıca, 2017 içinde işletmede olan bir tesisi devraldık. Bu da birlikte verilmiş bir karardı. Alman ortağımızın gayet net bir tavrı var. Türkiye’ye, Türkiye’deki enerji piyasasına, her şeyden öte yenilenebilir enerjiye güveniyor. ”

‘HEDEFİMİZ BURADA LİDER OLMAK’

Özellikle rüzgar alanında yatırım yaptıklarına dikkati çeken Acarla, “Biz özellikle rüzgar alanında yatırım yapıyoruz. Bu alanda lider olmak gibi bir hedefimiz var. Rüzgar alanında liderliği de en çok MW’a sahip olmak şeklinde görmüyoruz. Bizim açımızdan liderlik en verimli tesislere en iyi teknolojiye sahip olmak. Bu anlamda bu yıl gerçekleştirdiğimiz gibi satın almalar her zaman ilgi alanımızda ve belirttiğim kriterlere uygun bir tesis ya da proje ile karşılaştığımızda bunu değerlendiriyoruz ve bu şekilde de değerlendirmeye devam edeceğiz. ” şeklinde konuştu.

“YEKA’LAR BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR ALAN”

Bu sene içinde rüzgarda ikinci bir YEKA beklediklerini söyleyen Borusan EnBW Enerji’nin Genel Müdürü Mehmet Acarla, “Bu sene içinde rüzgarda ikinci bir YEKA bekliyoruz. Aynı şekilde güneşte de olabilir. İkisini de zamanı gelince değerlendireceğiz. Şimdiden olmayız ya da oluruz demek yanlış olur, bu bizim için önemli bir alan. Stratejik olarak da YEKA’lar Türkiye’nin en çok önem verdiği alan biz de buna göre muhakkak pozisyonumuzu alacağız” dedi.

“YARIŞMALARDA İYİ  GELİŞTİRİLMİŞ PROJELER YER ALDI”

Yarışmalarda önceki yıllarda yapılan yarışmalara göre oldukça iyi geliştirilmiş projelerin yer aldığına işaret eden Acarla, “2011’de ciddi bir ölçüm çalışması yapılmayan, kısıtları belli olmayan projeler, başvurular alındıktan sonra ihale edildi. Sonunda ciddi bir miktar proje de gerçekleştirilemedi. Tabi bunlar sadece verilen fiyatlardan dolayı değil karşılaştırma yapabilirsek o zaman da çok yüksek katkı payları nedeniyle de yapılamadı. Katkı payları o zaman Türk Lirası bazındaydı bu da avantaj sayılabilirdi ama 20 yıl boyunca enflasyon ile artırılan bir katkı payı olduğu için şirketleri zorladı. Bu yıl gerçekleşen ihalelerde ise en büyük fark proje sahiplerinin projelerini çok daha iyi tanımaları yani sahaların rüzgâr kapasitelerini ve kısıtlarını iyi bilmeleridir. Yatırımcıların bu unsurlara göre hesaplamalar yaparak fiyat verdiklerini düşünüyorum. Bu sebeple projelerin gerçekleşme olasılığını daha yüksek görüyorum. Tabii ki burada asıl sorun finansman yani projeler gerçekleşebilecek olsa bile uygun finansman bulunabilecek mi? Bunun için zannedersem finansman kuruluşlarının da artık yeni normal diyeceğimiz bu duruma alışmaları gerekiyor. Bugün artık sadece Türkiye’de değil tüm dünyada piyasa fiyatına veya piyasa fiyatının altına taahhüt edilen fiyatlarla ihaleler yapıldı. Bu artık yeni normal. Teşvik edilmesi zorunlu olan, geliri bir şekilde garanti altında olan rüzgar sektörü kalmadı. Dolayısıyla nasıl yatırımcılar buna adapte oldularsa finans kuruluşları da buna adapte olmak durumundalar. Yani bugün bankalara sorarsanız çok zor olduğunu söylerler. Bundan yaklaşık bir yıl sonra 2019’da bu yatırımlar başlayınca finansman şartlarının da ona göre oluşacağını göreceğiz. Burada tek sıkıntı belki çok düşük verilen fiyatlar doğru mu değil mi, iyi hesaplandı mı hesaplanmadı mı? Bunlar muhakkak ki gözden geçirilecek. Bankalar yenilenebilir enerjiye finansman sağlamayı düşünüyorlarsa o zaman bu normale alışmaları gerekiyor. Bu yatırımların hayata geçirileceğine inanıyorum. Rüzgar enerjisinde geçtiğimiz yıl 4 bin MW ihale edilmiş oldu. Bu çok önemli bir kapasite. Türkiye’de uzun zamandır beklenen bir şeydi. YEKA ila beklenenin de üzerinde oldu. Burada Türkiye için yerlileşme ile beraber yeni bir hamle başlayacağını düşünüyorum” diye konuştu.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir