Makale

Emre amade enerji için

AA

Değerli Okuyucularım,

İnsanın enerjiye, elektrik, ısı-soğuk, katı-sıvı-gaz yakıtlara erişim hakkı vardır. 1 Ocak 2016 tarihinde 193 ülke tarafında kabul edilen Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 17 başlıkta olup, yedinci amaç olan “Erişilebilir ve Temiz Enerji”  neredeyse her başlıkla büyük ölçüde ilişkilidir. 2030 yılına dek aşırı yoksulluğu sona erdirme, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele ve iklim değişimine dur demek için liderler bu hedefleri üstlendiler. Enerjinin ve özellikle elektriğin yaşamımızdaki tartışılamaz yeri, emre amade (emre hazır) enerjiyi gerekli kılar. Her tüketici evde, işte, endüstride emre amade ve yeterli miktarda elektrik temini beklerken, elektrik üreticilerinin arz güvenliği için tedarik yönetimi önem kazanır. Elektrik üreticisinden piyasaya arzda beklenen görev, her bir santral için de emre amade elektrik üretimi teknik sorumluluğudur. Bu teknik yükün kazanç-zarar ikilemi teknik personeli hep tetikte tutarken, üretici kuruluşların arz-talep senaryolarındaki yetkinliği de önemlidir. Diğer bir anlatımla, santralin emre amade kapasitesi, komutla alınabilir kapasitesini harekete geçirebilme yeteneği önemlidir. Bir doğal gaz santrali kontrol odası ve merkezdeki personelin sisteme elektrik arzı öncesindeki heyecanını, emre amade olabilirliklerini şöyle bir hayal ediniz. Teknik odada elektrikten önce bir iş enerjisi vardır. Santrallerimizdeki teknik ekiplere selam olsun.

Karbon sürdürülebilir yönetilmelidir

Elektrik tedariği kaynaktan son kullanıma yönetilirken her bir aşamanın iki maliyeti vardır: Akçeli maliyet ve gezegenimiz için maliyet. Elektrik yaşam döngüsü karbon ayak izi yüksektir. Çünkü elektrik hem üretilirken hem tüketilirken iklim değişimine etki eder. Bu etkide lojistik aşamanın önemli bir yeri vardır. Kömür, petrol, doğal gaz taşınır ve depolanır. Fosil kaynakların lojistiği mühimdir. Depolama ve kara-deniz yollarında taşımanın karbon ayak izi, elektriğin karbon ayak izini azaltır ya da artırır. Bu nedenle kaynak bir hidrokarbon olsa da lojistik yeşil yönetilebilir. Devasa santraller için hidrokarbon taşınırken, iklim değişiminin etkisiyle olagelen, iklim değişiminin ciddi etkilerini hatırlatmak için Akdeniz’deki son tsunami iyi bir örnektir. Akdeniz iklim kuşağında, tropikal iklimin coşturduğu dalgalarda örneğin, Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) yüklü tankerlerle taşımacılık bir gün yıkıcı iklim değişimi etkisiyle hiç de kolay olmayabilir. Bu nedenlerle enerji tedariğinde iklim değişimine dirençli lojistik başarılmalıdır. Çünkü hidrokarbondaki karbon, sera gazlarıyla atmosferde olacaktır. Bu karbon döngüsü hidrokarbonun yanmasının doğal teknik sonucudur. Ancak yakmayı kaynak verimli başarmak bizim elimizde. Daha az fosil enerji kaynağı daha az sera gazı demektir. Enerji teknolojisinde bir gün  “Karbon Tutma ve Depolama” ticari başarılı çözüme ulaşacaktır. Bekliyoruz. O güne dek müdahale edilebilecek enerji tedarik zinciri aşamaları ve kaynak verimliliği için uğraş verilmesi geleceğimiz için görevimizdir. Hidrokarbondan tüketiciye giden yolda, elektrik üretim-iletim-dağıtım-tüketim zincirinde karbon iyi yönetilmelidir. Diğer deyişle karbon sürdürülebilir yönetilmelidir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı(ETKB) 2015-2019 Stratejik Planı’nda sürdürülebilirlik başlığında vurgu yapıldığı üzere hammadde tedarik güvenliği ile verimli ve etkin hammadde kullanımı önceliklidir.

Yenilenebilir kaynaklı elektrik üretiminde, enerji depolama tedarik zincirinde yer aldığında kaynak süreksizlik sorununa çözümde ilerleme olacak ve başta güneşin, rüzgârın gücüne üretimde güç katılacaktır. Enerji depolama verimli ticari çözümleri de yakında gelecek ve yenilenebilir kaynaklı elektrik tedarik zinciri daha da yeşillenecek.

Benzin, motorin ve LPG’nin tedarik zincirinde ise, ham petrol eldesinden taşıt egzoz gazına dek olan yaşam döngüsünde tüketiciye arzda, istasyonların ayrı bir yeri vardır. İstasyonun düşük karbon ayak izi için enerji ve atık yönetimi mühimdir.

Enerji arzında güzelim yerküremiz için tedarik zinciri maliyetini böylesi temel başlıklarla açıklayabiliriz. Enerji piyasasının, ticaretinin bugünü ve yarını ise doğal gaz ve akaryakıt sektörlerine odaklanarak 4. Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi (ISTRADE 2019) 29-30 Nisan tarihlerinde masaya yatıracak. Kaçırmamak gerek. Bir gün bu zirvede karbon piyasası ve ticareti de  konuşulacak. Ve zirve yeşillenecek.

Enerjinize ve çevrenize iyi bakınız değerli okuyucularım.

Türkiye’mizin karbon ayak izi düşer mi?

 

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir