Elektrik

ISTRADE’e finansman ve İTEP damgası

AA

Enerji ticareti ve tedariği alanında Türkiye’deki yegane platform olma özelliği taşıyan ISTRADE’e, bu yıl İleri Tarihli Fiziksel Teslimatlı Elektrik Piyasası (İTEP) ve sektörün son dönemdeki en önemli gündem maddesi olan enerji finansmanı damga vurdu. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda delegeyi ağırlayan etkinlik sektör paydaşlarını bir araya getirdi.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2019, 29-30 Nisan tarihlerinde İstanbul Raffles Hotel’de düzenlendi. İki gün boyunca yoğun oturum trafiği yaşanan Zirve’nin açılışına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez video konferans ile katıldı.

Haberin tamamı…

Enerji ticaretinin kalbi ISTRADE 2019’da attı

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2019, 29-30 Nisan tarihlerinde İstanbul Raffles Hotel’de gerçekleştirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Zirve’nin açılışına video konferans ile katıldı. ISTRADE 2019’un açılış konuşmaları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Akenerji Genel Müdürü Serhan Gencer, Sabancı Holding Enerji Grubu Başkanı Kıvanç Zaimler, Zorlu Enerji Grubu Başkanı Sinan Ak, Türkiye Enerji Zirvesi Başkanı Mustafa Karahan ve Enerji Şirketler Grubu Başkanı Sertaç Komsuoğlu tarafından yapıldı.

Sektör temsilcileri enerji ticaretinin öncelikli konularını masaya yatırdı

Enerji ticareti ve tedariği alanında Türkiye’deki yegane platform olma özelliği taşıyan ISTRADE 2019’da, enerji sektöründe finansman ve re-finansman, doğal gaz ticareti, akaryakıt ticareti, perakende elektrik piyasaları, elektrik tedariği, bölgesel gaz ticareti başta olmak üzere sektörü yakından ilgilendiren konular önde gelen üst düzey sektör temsilcileri ve uzmanlar tarafından tüm yönleriyle masaya yatırıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez

‘Türkiye enerji piyasası altyapı ve serbestleşme yönünde önemli adımlar attı’

ISTRADE 2019’un açılışında yaptığı konuşmada Türkiye enerji piyasasının gerek altyapı gerekse de serbestleşme yönünde önemli adımlar attığını ifade eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez: “ Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz önemli dönüşüm hareketleriyle enerji piyasası bugün özel sektörün merkezde olduğu yatay bir modele doğru başarıyla evrildi” diye konuştu.

Türkiye enerji piyasası gerek altyapı gerekse de serbestleşme yönünde önemli adımlar attı. Kolaylık, derinlik ve yenilik prensipleriyle inşa ettiğimiz serbestleşme sürecimiz zamanla piyasa oyuncularının artmasıyla daha rekabetçi ve çok taraflı bir yapı haline geldi.

Önümüzdeki süreçte talep tarafının daha aktif olacağı bir piyasaya doğru yol almamız gerekiyor. Tüketicinin artık sadece fiyatla kalmayıp, verimlilik, kalite, tedarikçisini ve tarifelerini belirleme, kendi elektriğini üretme gibi yöntemlerle enerji piyasasında daha çok yer alması gerektiğine inanıyoruz. Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) bu yönde attığımız en önemli adımlardan biri oldu. Tüketiciler açısından daha rekabetçi ve daha esnek bir piyasa fiyatlamasının da oluşmasını sağlayacak. İnanıyorum ki firmalarımız serbest piyasa tecrübeleriyle ve risk yönetim araçlarıyla olası durumlara karşı en hızlı reaksiyonu göstererek daha verimli işletmecilik adına pozitif çıktılar elde edecektir.

Serbestleşme sürecinin başarıya ulaşmasındaki ana etken hiç kuşkusuz üretim tarafının desteklenmesi için yaptığımız yoğun yatırımlardır. Sağlıklı bir piyasanın oluşması için öncelikle enerji arzının sorunsuz bir şekilde üretilmesi, iletilmesi ve dağıtılmasını sağladık. Ardından EPDK, EPİAŞ ve son olarak OTSP’nin de kurulmasıyla elektrik ve doğal gaz piyasalarının serbestleşmesi ve olgunlaşması yönünde önemli reformlara imza attık.

Gazın gazla rekabet ettiği bir piyasa oluşmaya başladı

EPİAŞ’ta Elektrik Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikle fiziki teslimatlı vadeli satışların yapılmasının önü açıldı. EPİAŞ bu enstrümana dönük çalışmalarına hız verecek. Özellikle OTSP sayesinde artık yıl içerisinde kısa süreli alımların yapılabildiği, günlük fiyatların oluştuğu, gazın gazla rekabet ettiği bir gaz piyasası oluşmaya başladı.

Tüm paydaşların kazandığı bir süreci hedefliyoruz

Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz önemli dönüşüm hareketleriyle enerji piyasası bugün özel sektörün merkezde olduğu yatay bir modele doğru başarıyla evrildi. Talep tarafında tüketicinin değişen rolüyle birlikte piyasa derinliğinin ve oyuncularının daha da arttığı, günün sonunda tüm paydaşların kazandığı bir süreci hedefliyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, ISTRADE 2019’un sektörümüze hayırlar getirmesini temenni ediyor, emeği geçenleri bir kere daha kutluyorum.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan

‘Piyasaya derinlik kazandırmaya yönelik yenilikçi politikalarımıza devam edeceğiz’

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun amaç maddesini hepimiz sektörün içindeki insanlar olarak çok iyi biliyoruz. Enerjinin yeterli, kaliteli, sürekli düşük maliyetli, çevreye uygun sunulması için rekabete uygun biçimde özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü ve şeffaf bir elektrik piyasanın oluşturulması için, piyasadan bağımsız düzenleme ve denetleme yapılması amaçlanıyor.

EPİAŞ’ın kurulmasıyla birlikte fiyatların piyasada oluşmasına imkan sağlandı

Bu amaçlara ulaşmak için gerek Bakanlığımız, gerekse ilgili kurum ve kuruluşlar ve faaliyet gösteren özel sektör katılımı desteği ile önemli mesafeler kat ettik. Bu süreçte kamu tarafından gerçekleştirilen düzenlemeler ve özel sektörün yaptığı yatırımlar ile üretim, dağıtım, tedarik konularında piyasaya yeni yatırımcıların girmesi ile daha liberal bir enerji piyasası sağlanmış oldu. 2001 yılında EPDK’nın kurulması ile birlikte enerji piyasasındaki düzenlemeler ile gerekli regülasyonlar sağlanmış oldu. 2015 yılında faaliyetlerine başlayan EPİAŞ ile piyasanın ticari olarak işletilmesine ve fiyatların piyasada oluşmasına imkan sağlandı.

Türkiye’nin bölgesinde enerji ticaret merkezi olma hedefine uygun oluşturulan, EPİAŞ bünyesinde işletilen,  gün öncesi ve gün içi piyasası 1 Eylül 2018 tarihi itibariyle, doğal gaz piyasası da işleme açıldı.  Bu noktada doğal gaz ticaret platformu, Güneydoğu Avrupa ve bölgede işleyen tek piyasadır. Ayrıca hatırlatmakta fayda var; bu vesile ile EPİAŞ’ta işletilen piyasaların yazılımının EPİAŞ bünyesinde gerçekleştiğini de unutmayalım.

İleri tarihli fiziksel teslimat piyasası için çalışmalar devam ediyor

Bakanlığımızın stratejik planlarında yer alan, geçen sene ISTRADE’de birçok oturumda yer alan, ağırlıklı olarak konuşulan ileri tarihli fiziksel teslimatlı elektrik piyasasının açılmasıydı. Bu konuda geçtiğimiz günlerde yasal alt yapı oluşturuldu. İTEP olarak ileri tarihli fiziksel teslimat piyasaları çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor.

Hedefimiz önümüzdeki yılın ortalarına doğru simülasyon aşaması çalışmalarına başlamak, ardından da hizmete almak. Buradaki yazılımlar da yerli mühendislerimizin çalışmalarıyla oluşturulacak. Bu piyasa EPİAŞ’tan farklı olacak. Aylık, yıllık, çeyreklik, baz, pik, pik dışı fazlarda elektrik ticareti yapma fırsatı sunacak. Fiyat riskinden korunma imkanı ve yayınlanacak gösterge fiyat tahmini ile ileriyi görme fırsatı sunacak. Bu uygulamalar, yatırımlar için de gösterge niteliği taşıyacak.

Enerji verimliliği alanında daha çok mesafe kat etmemiz gerekiyor

2019 yılında enerji piyasalarında olan değişimleri görmek adına 2018 verilerine bakarsak, kurulu güç 88 bin 500 MW’a ulaştı. Geçtiğimiz yıl Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin temeli atıldı. TürkAkım projesinin deniz bölümü tamamlandı, kara bölümüne geçildi. Son 15 yılda yenilenebilir enerji kaynaklarında çok önemli miktarda artış meydana geldi. Milli enerji ve maden politikamız doğrultusunda enerji verimliliği alanında daha çok mesafe kat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bakanımız, piyasalar ve risk konusunda uzmanlaşmamızı vurgulamıştı. Piyasaya derinlik kazandırmaya yönelik yenilikçi politikalarımıza devam edeceğimizi de belirtmek isterim.

Zorlu Enerji Grubu Başkanı Sinan Ak

“Çözümü Bakanlığımız ve EPDK ile birlikte bulmalıyız”

Sektörümüzün çok farklı yönlere doğru yöneleceğini göreceğiz. Ama tabi farklı yönlere giderken, var olan sorunlarımızı da görmezden gelemeyiz. Bu sorunların çözümünü de Bakanlığımız ve EPDK ile birlikte bulmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bir diğer ayak olan bankalar, finansal dalgalanmayla birlikte bankalarla sektörümüz ciddi anlamda zorluk yaşadılar. Bu dönemde önümüzü açacak en önemli konu şeffaflık ve öngörülebilirlik.  Ama sektörümüz artık elektrik dağıtım alanında hem şeffaf hem de öngörülebilir bir sektör. Burada yapılması gereken sektörü tekrar en doğru şekilde analiz ederek değiştirilmesi gereken konularda yeniden adım atılması gerekiyor.

Geçtiğimiz son 2 yılda yaşanan dalgalanmaları değerlendirmek açısından bazı grafikler derledik. Yaptığımız çalışmalarla sektörümüzün elektrik ticareti anlamında yaşadıklarını ortaya çıkardık. Grafiklerle doğal gaz santrallerinin değişken maliyetlerini, hem de piyasa fiyatlarının (PTF) ortalamasını ortaya koyduk. 2017 senesinde PTF fiyatlarıyla aşağı yukarı doğal gaz verimli santralleri civarında hareket etmiş. 2018 yılına geldiğimiz de ise Temmuz ayında bir kırılım yaşamışız. Bu kırılımın başlıca sebebi, aslında petrol fiyatlarına bağlı doğal gaz fiyatımızın artmasından kaynaklanıyor. Böylece doğal gaz fiyatımız 100-200 dolarlardan 300 dolarlara gelerek sektörde doğal gaz santrallerini çalışamaz hale getirmiştir. Diğer taraftan PTF de düşüyor. Çünkü aslına bakarsanız kömür santrallerinin çok yoğun bir şekilde ülkemizde kullanılmaya başlandığını gözlemliyoruz. PTF son 2 yıldır ithal kömür santrallerinin maliyetiyle birlikte hareket etmektedir. Aslında tüm bu dalgalanmaları tahmin edebiliyorduk. Öngörülebilirliği az da olsa sağladığımızı düşünüyorum. Çok dalgalanan bu fiyat ortamında ticareti yapmak için tavan ve taban ortalamasını belli noktalara çekmemiz gerekiyor.

Kurulu gücümüz 88 bin megavatı aştı

Bugün elektriğin fiyatı 19 kuruş olmamalı. Hem bolluk dönemi, hem de fiyatların çok aşağıya inmesinden kaynaklanıyor. Bu dönemde taban fiyat uygulaması daha verimli olacaktır. 2008 ve 2018’i karşılaştırdığımızda da 2008 yılında yaklaşık 42 bin MW kurulu gücümüz varken, 2018 itibariyle 88 bin MW’ın üstüne çıkmışız, burada yüzde 111’lik bir artış yaşamışız. Tüketimde ise 2008’de 198 TWh iken 2018’de yüzde 47’lik büyümeyle 292 TWh’e çıkmışız. 2008’de piyasa fiyatında 12.4 centler karşımıza çıkıyor. Tabi o zaman YEKDEM diye bir şey yoktu. Direkt olarak maliyet şeklinde karşımıza geliyor. O günkü verimli doğal gaz santrallerinin maliyeti, 92 dolar olarak kaydedilmiş, artı 32 dolarlık bir kar marjı var. Bu kar marjı çok yüksek ve dolayısıyla kabul edilebilir bir kar marjı değil. O zaman arz güvenliği sorunlarından dolayı çok yüksekti. Hem ithal kömür, hem verimli doğal gaz santrallerine ise piyasa fiyatlarıyla başa baş gittiği için hiç para kazanamaz hale gelmiş oldu.

Kapasite mekanizması daha verimli kullanılmalı

Kapasite mekanizması devreye girdi ama daha verimli şekilde kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Elimizdeki veriler gösteriyor ki; fiyatlarla ilgili önümüzdeki dönemde çok problem yaşanmayacak.  Bunun Türkiye açısından da çok olumlu olacağını düşünüyorum. Yeni yapılacak yenilenebilir enerji santralleriyle birlikte de bu fiyatlar daha da aşağıya gitmeye devam edecek. Piyasayı daha karlı hale getirmemiz için kapasite mekanizmasını daha etkin kullanmamız gerekiyor. Aksi takdirde bu santraller maliyet bazlı çalıştığı için maliyetlerinden satmaya devam edecekler. Bunun önemine de gelince; şu an bankalar nezdinde birçok santral sahibi firmalar kredilerini refinanse etmeye çalışıyorlar. Bankacıların da içini rahatlatmamız adına onlara bu paraların geri ödemesinin yapılacağını hatırlatmamız gerekli. Hem fiyatların aşağı yönde olması, hem de ileride yeni yatırımlara ihtiyacımız olacak olması, yeni finansmanlara ihtiyaç duyacağımız için de bugün bu yapılanmayı yaparak sektörün elini güçlendirmemiz lazım.

Sabancı Holding Enerji Grubu Başkanı Kıvanç Zaimler

‘Verimlilik ülkemizin ihtiyaç duyduğu en önemli faktör’

Bazen hızımız yavaşlayabilir ama istikamet olarak sektörümüz doğru yönde. Bugün bardağın dolu tarafından ziyade, serbest piyasa ekonomisinde serbestleşme yolunda daha arkada kalan elektrik ve doğal gaz ilgili mesajlarımı 4 başlık altında topladım. Birincisi, piyasalardaki öngörülebilirlik; bu olmazsa olmazımız. İkincisi, ticaret piyasalarıyla ilgili mesajlarım. Üçüncüsü, finansal sürdürülebilirlik. Dördüncüsü de talep tarafı.

Öngörülebilirlik, hemen her toplantıda dile getiriliyor. Öngörülebilirlikle fiyatın önceden belli olmasını, yüksek ya da alçak olmasını kastetmiyoruz. Öngörülebilirlikten kastımız; fiyatın her zaman serbest piyasa içinde ve maliyetlerin tam olarak yansıtılabildiği şekilde bilmek. Ticaretin değeri dalgalanmaların olduğu yerde ortaya çıkıyor. Fiyat belirli bir skalada seyrediyorsa üretici ve tüketiciler risk yönetimi yapma gereksinimi duymuyorlar ve bunun sonucunda daha kırılgan oluyorlar. Ayrıca doğru oluşan fiyatlar, ülke kaynaklarının en doğru, ekonomik şekilde kullanılmasını, doğru üretim karışımının da ortaya çıkmasını sağlıyor. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyacağı enerji yatırımlarını, tamamen alım garantilerini değer alarak yaptırmak istemiyorsak, serbest piyasaya güveni tekrar sağlayıp, piyasayı canlandırmaya devam etmeliyiz. Bugün enerji piyasalarındaki kamu iktisadi teşekkülleri boyutları ve etki alanları nedeniyle öne çıkıyor. Örneğin; elektrik tarafında EÜAŞ’ın elektrik fiyatlama stratejilerinin ticari temellere oturması en önemli konuların başında geliyor. Bu bize mevsimsel ve saatlik bazlı elektrik fiyatlarının arz ve taleplerin daha doğru yansıtılmasını da sağlayacaktır. Mesela gece ve gündüz fiyatları arasında fiyat farkı kalmaması ve yan hizmetlerin gerçek fiyatlarının çok altında fiyatlanması üretim ve ticaret şirketlerinin katma değerlerini düşürmektedir. Ortalama fiyat aynı olmakla beraber, piyasada Off Peak’te çok daha düşük fiyatlar, hatta belki eksi fiyatlar, Peak’te ise çok daha yüksek fiyatlar çıkabilmeli. Diğer bir taraftan TEİAŞ’ın maliyetlerinin, tarifelerinin öğelerinin olması sonucu, yatırım fizibilitelerine güven de artacaktır. BOTAŞ tarifelerinde ise en az 1 yıllık risklerimizi bertaraf edebilecek maliyet öngörüsünü yapabilecek elektrik fiyatlarının orta vadeli hesaplarının olmasını da sağlayacaktır. Ayrıca şu anda Bakanlığın ve EPDK’nın spot boru gazı ve LNG ithalatı ve ihracatı konusundaki düzenlemeler özel sektörün doğal gaz piyasasındaki etkinliğini arttırarak serbestleşmeye katkı sağlayacaktır.

Bütün anlaşmaların arkasında durmalıyız

İkinci başlığım ticaret piyasalarıyla ilgili. Özellikle ikili anlaşmalar piyasasında geçtiğimiz dönemde biraz sarstığımız güven ortamını tamir ederek ticaretin tekrardan başlaması çok önemli. Güven kavramının öneminin farkındalığıyla bu işi yapan özel sektör şirketleri olarak belirli dönemlerde para kaybetsek de bütün anlaşmalarımızın arkasında durmalıyız. Ayrıca EPİAŞ’ın işleteceği, ileri tarihli fiziksel teslimatlı elektrik piyasalarının doğru yapıyla devreye alınması da çok önemli olacaktır.

Üçüncü başlığım olan finansal sürdürülebilirlik de, bugün Yap-İşlet, Yap-İşlet-Devret kontratlarının zamanında sona ermesi, kamu ve düzenlemelere olan güvenin artmasını sağlamıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın açıkladığı Enerji Girişim Sermayesi Fonu da bu anlamda önemli bir gündem maddesini oluşturuyor. Dördüncü başlığım olan talep tarafı elektrik tarafında doğrudan temsil edilemiyor. Büyük tüketicilerin de artık piyasa oyuncusu olup, risklerini piyasada yönetmesi, piyasanın olgunlaşmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca tüketicilerin ihtiyaç olduğunda, esnekliklerini piyasaya sokarak, arz güvenliği ve sisteme maliyetlerine, bedeli karşılında katkı sağlamalarına, olanak verecek talep tarafı katılımı yönetmeliğinde, bir an önce işler hale gelmesinde büyük yarar vardır. Son olarak Bakanlığımızın önemle üzerinde durduğu verimlilik konusu ülkemizin ekonomisinin ihtiyaç duyduğu rekabetçilik konusunda enerji fiyatlarının önünde en önemli faktördür.

Türkiye Enerji Zirvesi Başkanı Mustafa Karahan

‘Son dönemin en popüler başlığı finansman meselesi’

Enerji Ticareti ve Tedariki konusunda farklı bir organizasyon yapma fikri bundan yaklaşık 5 sene öncesine ait.  Aşağı yukarı 2006 yılından bu yana yeniden yapılanan enerji piyasalarımızda gelişen ticaret ve gerek kamu tarafının gerekse özel sektörün ilgisi ve motivasyonu 2014 senesinde böyle bir ihtiyaç olduğu gerçeğini bizlere göstermişti. Sonuç olarak hem ISTRADE’de hem de Türkiye Enerji Zirvesi’nde her yıl gelişen ve büyüyen bir organizasyon ile karşınıza çıkıyoruz.

En asli fonksiyon her zaman serbest ticaret

Ticaret; üretilen ve tüketilen tüm mal ve hizmetlerin tam merkezinde yer alan ve hem üretici hem de tüketici fiyatının optimize edildiği bir fonksiyondur. Dolayısı ile serbest ticareti olmayan bir mal ya da hizmetin fiyatının doğru olma olasılığı yoktur. Bu sebeple de her zaman serbest ticaret bu piyasaların sürdürülebilirliği açısından asli fonksiyonudur.

Bu yıl 4’üncüsünü düzenlediğimiz bu organizasyonda piyasanın koşullarıyla yönelik bazı değişiklikler yaptık. Öncelikle ticaret ve tedarik ile ilgili temel konuların yanında özellikle gelecek trendleri ve talebin sürece dahil olması konusunda başlıklar ekledik. Son dönemin zorunlu olarak en popüler başlığı malum finansman meselesi. Bu sebeple iki ayrı oturumda enerji şirketlerinin ve bankaların bakış açılarını alalım istedik. Son durumu, ve özellikle bankalar açısından bahsi geçen “Enerji Fonu” meselesini eminim herkes merak ediyordur.  Bu organizasyona başladığımızdan bu yana belki de ticaret açısından en kötü zamanları yaşadığımızın hepimiz farkındayız. Zaman zaman yapılan toplantılarda bu işin global ve yerel ekonomik dengelerin yanı sıra kamunun bazı uygulamaları sebebiyle de olduğu gibi yorumlara her zaman aşinayız. Ancak şunu da unutmayalım ki biz de sektör olarak iyi bir sınav veremedik. Özellikle kontrat iptalleri gibi bazı konular OTC piyasalara telafisi mümkün olmayan zararlar verdi.  Ancak umut edelim ki en kötüsü geride kalmış olsun. Sektörün tamamı burada… Doğru çözümler de buradan çıkacak yanlışlar da… Bundan sonra nasıl daha iyi oluru konuşalım. Doğru işleyen bir piyasa yapısı, kimsenin müdahale edemeyeceği kadar güçlü bir iş modelidir. Bunu sağlarsak gerek enerji piyasamıza gerekse ekonomimize en doğru ve sürdürülebilir katkıyı yapmış oluruz diye düşünüyorum… Umarım ISTRADE bu bakımdan bu misyonun bir parçası olmayı başarır.

Akenerji Genel Müdürü Serhan Gencer

‘Finansal sürdürülebilirliğin olduğu bir sektör hayalimiz’

Bu tür organizasyonlar bizler için çok önemli. Sektörümüzün sorunları ve çözüm önerilerini böyle ortamlarda gerçekleştiriyoruz ve istişare ediyoruz. Bizler bu sektöre milyarlarca dolar yatırım yapmış, yatırım yapmaya niyeti olan, borçlanmış ve borçlanmaya niyeti olan, günümüzün inovasyon dönüşümlerine ve teknolojik gelişmelere alt yapı yatırımları yaparak sektörün dönüşümüne yardımcı olmak isteyen yatırımcılar olarak, şeffaflığın, daha öngörülebilir ve finansal sürdürülebilirliğin olduğu bir sektör hayal ediyoruz.

Son dönemde yapılan bütün uygulamalar hem finansal sürdürülebilirlik anlamında, hem öngörülebilirlik anlamında, hem de şeffaflık anlamında büyük gelişimlere sebebiyet verdi. Bundan sonrası için de umuyoruz ki bu gelişmeler devam eder ve sektörümüz hak ettiği yere bir an önce ulaşır.

Enerji Şirketler Grubu Başkanı Sertaç Komsuoğlu

‘Sektör, ülkesine her zaman katma değer üretmiştir’

Ülkemiz dünyada yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerden doğal olarak etkileniyor. Böyle bir ortamda bu Zirve’yi gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin gündemi çok hareketli ve bu hareketli gündeme rağmen çok yoğun bir katılımla buradayız. Enerji piyasasının ekonomik anlamda sıkıntılar yaşasa bile ne kadar güçlü olduğunu ve gelecek vadettiğini görüyoruz.

Türkiye Enerji Zirvesi’nin 10. yılında bir araya geleceğiz

Sayın Bakanımız ve EPDK Başkanımız Ankara’nın yoğun gündemi nedeniyle Zirvemize teşrif edemediler. Lakin konularımıza ve sektörümüze gayet iyi hakim olan Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcı’mız Abdullah Tancan ve EPDK Kurul Üyelerimiz buradalar. Yaklaşık bir ay önce Petroleum Istanbul’da beraberdik, bugün ISTRADE’de beraberiz ve yaklaşık bir ay sonra da WLPGA Bölgesel Zirvesi’nde beraber olacağız. Ekim ayının ikinci haftasında da klasikleşmiş ve alanında en önemli organizasyon olan Türkiye Enerji Zirvesi’nin 10’uncu yılında bir araya geleceğiz. Üst üste dört zirve yapmak kolay değil ama sektörün bu kadar ilgi duyduğu, katılım gösterdiği organizasyonlarda da daha fazla bir araya gelmek önemlidir. Bu nedenle bunun sektör adına bir şans olduğuna inanıyorum.

Sektörün uzmanlarıyla bir aradayız

Enerji ticareti ve tedariğini iyi ve kötü yönleriyle, iki gün boyunca gerçekleştireceğimiz oturumlarda ele alacağız. Büyük enerji piyasasını tüm bileşenleriyle değerlendirecek kapasitedeki uzmanlarla bir aradayız. Sektörümüz beklentilerini dile getirecekler ve eminim ki Ankara sektörün derdine, çözüm önerilerine kulak verecektir. Enerji piyasası her zaman ülkesine sahip çıkmış ve katma değer üretmiştir.

Enerji Bakanlığı’ndan Doğu Akdeniz açıklaması



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir