Doğalgaz

Stratejik dönüşüm

AA

Enerji sektörü önemli değişimlerin yaşandığı hareketli bir yılı geride bıraktı. Kamunun 2020 yılı hedeflerini  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz gazetemize değerlendirdi. TOBB Türkiye Enerji Meclisi Başkanı İhsan Akyol ve TOBB Türkiye Doğal Gaz Meclisi Başkanı İbrahim Akbal ise 2019 yılını değerlendirirerek sektörün 2020 beklentilerini paylaştı. Bakan Dönmez yaptığı değerlendirmede, “2019 hedeflediğimiz proje ve yatırımları hayata geçirdiğimiz, stratejilerimizin meyvesini topladığımız bir yıl oldu” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez:

‘2019, STRATEJİLERİMİZİN MEYVESİNİ TOPLADIĞIMIZ BİR YIL OLDU’

Türkiye’nin son 17 yılını tek bir kelimeyle özetlesek bu hiç şüphesiz ki “değişim” olurdu. Her türlü zorluğa ve badireye rağmen, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü duruşu ve kesintisiz siyasi istikrar, Türkiye’yi dünyada pozitif bir gündemle ayrıştırdı.

Bu değişim ve dönüşüm hiç şüphesiz ki enerji alanında da kendini hissettirdi. 2017 yılında açıkladığımız Milli Enerji ve Maden Politikasıyla Türkiye’nin enerji vizyonunu arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasalar olmak üzere üç ana kolon üzerine inşa ettik.

Aradan geçen iki yıl zarfında gerek yatırımcılarımızın desteği gerekse de ilgili Bakanlıklar, kurum ve kuruluşların koordinasyonuyla güçlü bir sinerji yakaladık. Enerji ilklerle ve rekorlarla anılan bir alan haline geldi. 2019 hedeflediğimiz proje ve yatırımları hayata geçirdiğimiz, stratejilerimizin meyvesini topladığımız bir yıl oldu.

Elektrik ve doğal gaza yaptığımız yoğun yatırımlarla artık elektrik ve doğal gazda arz güvenliği sıkıntımız kalmadı. Türkiye’yi enerji darboğazına sokacak her ihtimal artık devre dışı kaldı.

YERLİ VE YENİLENEBİLİR KAYNAKLARIN PAYI YÜZDE 62’YE ULAŞTI

Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimimiz bu sene yüzde 62’ye ulaştı. Sadece yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimimiz ise yüzde 45 seviyelerinde gerçekleşti. Burada bizleri sevindiren en önemli gelişme yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretim grafiğimiz yıl boyunca inişli çıkışlı değil, sabit bir seyir izledi. Orta vadede elektriğimizin en az üçte ikisini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretme hedefimize kısa vadede ulaştık.

Bu yıl devreye aldığımız 3.660 MW’lık ilave kurulu güçle birlikte, elektrikte toplam kurulu gücümüz 91.300 MW’a ulaştı. Son iki yılda devreye aldığımız toplam kurulu güç yatırımlarının yüzde 73’ünün yerli ve yenilenebilir kaynaklardan oluşması “daha fazla yerli, daha fazla yenilenebilir” mottosuyla çıktığımız bu yolda ne kadar sağlam adımlar attığımızın en güzel örneğidir.

YEKA yarışmalarımıza bu yıl da hız kesmeden devam ettik. Aydın, Muğla, Balıkesir ve Çanakkale’de toplam 1.000 MW’lık YEKA RES-2 yarışmamız için yerli ve yabancı pek çok enerji şirketinin başvurması enerji potansiyelimize ve ekonomimize duyulan güvenin en net göstergesi oldu.

MİNİ YEKALARIN İLKİNİ 2020’NİN İLK ÇEYREĞİNDE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

2020 Mini YEKA’lara başlayacağımız bir yıl olacak. Yenilenebilir enerji yatırımlarının tabana yayılması için önemli bir motivasyon olacak Mini YEKA’larımızın ilkini 2020’nin ilk çeyreğinde gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.

Lisanssız elektrik üretimini teşvik etmek için bu sene önemli bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı. “Kendi elektriğini kendin üret” diyerek kamuoyuna lanse ettiğimiz yeni süreçle birlikte atıl haldeki çatı, cephe gibi alanlarda güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi gerçekleştiribilecek. Mesken aboneleri 10 kW, tüm işletmeler ve kamu kurumları da elektrik bağlantı gücüne göre kurulacak enerjinin öz tüketim fazlasını satabilecekler. Enerji gibi dev bütçeli yatırım gerektiren bir alanda enerji yatırımlarını tabana yaydık. Yatırımcı profili ve yatırım kültürü hızla değişmeye başladı. Türkiye lisanssız üretimde birçok ülkeyi geride bırakarak toplamda 6 bin MW’lık bir kapasiteye ulaştı.

Kısa dönemli enerji arz güvenliğimizi sağlamak için toplamda 175 MW’lık 7 mobil elektrik santralini devreye aldık.

Yapımı, işletmesi, lojistiği ve transferi oldukça kolay ve esnek olan mobil santralleri kolay bağlantı özelliği sayesinde bölgedeki uygun trafo merkezine intikal ettirerek enerji ihtiyacına en pratik ve hızlı cevabı vereceğiz.

DOĞAL GAZ 550 İLÇEYE ULAŞTI

Son iki yıldır doğal gazda başlattığımız yurt içi yatırımlar ve uluslararası projeler bu yıl da aynı ivmeyle devam etti. Sayın Cumhurbaşkanımızın “Doğal gazı olmayan hiçbir şehir kalmayacak” sözüyle başlayan yoğun yatırım programı 2018’de Artvin, Şırnak ve Hakkâri’ye gaz arzıyla birlikte bizler için bir gurur tablosuna dönüştü. Doğal gazın ilçe ve beldelere de ulaşması için yürüttüğümüz yaygınlaştırma çalışmaları çerçevesinde 40 ilçemize daha doğal gazı götürerek toplamda 550 yerleşim yerini doğal gazla buluşturduk.

Doğal gazın evlerimize, iş yerlerimize sorunsuz bir şekilde götürülmesi için sahada 7/24 yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu özverili çalışmalar sonucu iletim ve dağıtım ağımız toplamda 162 bin kilometreyi aşarak dünyanın etrafını dört kez dolaşabilecek bir yapıya kavuştu.

LNG GİRİŞ KAPASİTESİ 117 MİLYON METREKÜPE ÇIKTI

Sultanhanı Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisimizin 4,2 milyar metreküplük genişletme fazının temelini bu sene attık. BOTAŞ’ın uluslararası ortaklarıyla birlikte gerçekleştireceği proje tamamlandığında 5,4 milyar dolar Sm3 toplam kapasiteyle tuz yapılarında oluşturulan dünyanın en büyük depolama tesisi olacak.

LNG ve FSRU tesislerimizin toplam kapasitesini de 117 milyon metreküpe çıkardık. BOTAŞ’ın Saros’da devreye alacağı üçüncü FSRU tesisiyle birlikte ülkemize hem yeni bir depolama hem de yeni bir giriş noktası daha kazandıracağız.

2018 yılı Haziran ayında Türkiye bölümü tamamlanan TANAP’tan geçen 1,5 yıllık sürede 3,3 milyar metreküp gaz akışı sağlandı. 30 Kasım’da Sayın Cumhurbaşkanımız ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev’in katılımlarıyla TANAP Avrupa Gaz Bağlantısının açılışını gerçekleştirdik. Biz üzerimize düşeni yaptık ve TANAP’ı TAP’a gaz arzına hazırladık. Bundan sonraki süreç Avrupalı devletlerin elinde.

TürkAkım’da da 2020’nin ilk aylarında gaz akışı başlayacak. Geçen yıl deniz bölümü biten projenin bu sene kara kısmı da tamamlandı. Toplamda 31,5 milyar metreküp doğal gazı tüketiciyle buluşturacak olan TürkAkım üzerinden ülkemize de yıllık 15,75 milyar metreküp gaz akışı sağlanacak.

Hidrokarbon kaynaklarımız sınırlı ancak mevcut kaynağımızın az ya da çok demeden üretilmesi için de yoğun gayret gösteriyoruz. Bu yıl içerisinde Trakya’da yeni keşfettiğimiz sahalarla toplam doğal gaz rezervimizi iki katına çıkardık. Keşfettiğimiz sahalarda yapacağımız üretim cari açığımızın 5 milyar lira azalmasını sağlayacak.

İLK TİCARİ KAYA PETROLÜ ÜRETİMİ DİYARBAKIR’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Karada petrol aramacılığında ise bu sene bizleri sevindiren en güzel haber Diyarbakır’dan geldi. Hidrolik çatlatma yöntemiyle bu yıl ilk defa ticari petrol üretimi gerçekleştirdik. Her ne kadar üretim rakamımız sembolik olsa da burada önemli olan husus tüm dünyada yaygın olarak kullanılan teknolojinin artık Türkiye’de de kullanılmasıdır.

ÜÇÜNCÜ SONDAJ GEMİMİZİN ALIM SÜRECİ DEVAM EDİYOR

2019 denizlerimizdeki hidrokarbon arama ve sondaj faaliyetlerimiz açısından oldukça verimli bir yıl oldu. Oruç Reis Araştırma Gemimizi de Doğu Akdeniz’e gönderdik. Yavuz Sondaj Gemimizi envanterimize kattık. Yavuz ve Fatih Sondaj Gemilerimiz toplamda üç sondajını bu yıl içerisinde tamamladı. Biri KKTC’nin Türkiye Petrolleri’ne verdiği ruhsatta diğeri de bizim ruhsat alanımızda olmak üzere iki sondaja ise halen devam ediyorlar. 2020 yılında 5 yeni sondaj daha gerçekleştireceğiz.

Üçüncü sondaj gemimizin alım süreci halen devam ediyor. 2020 yılında yeni sondajlarımıza hem Akdeniz’de, hem Karadeniz’de hem de üçüncü ülkelerde devam edeceğiz.

LİBYA İLE TÜRKİYE ARASINDA KALAN DENİZ YETKİ ALANLARINI RUHSATLANDIRIP ARAMALARA BAŞLAYACAĞIZ

Yıla damgasını vuran en önemli gelişmelerden biri de Libya ile imzaladığımız deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat oldu. Bölgede Türkiye ve Libya’yı denklemin dışına atmak isteyenler mutabakatın imzalanmasıyla bölgede Türkiye’nin istemediği bir şeyin olmayacağını bir kere daha anladı. Türkiye ve Libya deniz kıyıları arasında kalan bölgede her iki ülkenin onayı olmadan arama ve sondaj faaliyeti yapılması ya da boru hattının geçirilmesi hukuken artık mümkün değil. 2020’de bu alanları ruhsatlandırıp en hızlı şekilde arama ve sondaj faaliyetlerimize başlayacağız.

BORDAN SAĞLANAN KATMA DEĞER ARTACAK

Borda yıllardır söylenen şehir efsanelerine son verdik. Bor’u yüksek teknolojiyle işleyecek bor karbür tesisimizin temelini Balıkesir Bandırma’da attık. Bor karbür yüksek sertlik ve mukavemet/yoğunluk oranının kritik olduğu taktik araçlar, helikopterler, uçaklar, top namlusu, askeri kıyafetler ve personel koruyucu yeleklerin zırhlanması gibi askeri amaçlı malzemelerde yoğunlukla kullanılacak. Bunun yanı sıra aşınmaya dayanıklı makine ve seramik parçalarının üretiminde ve nükleer uygulamalarda da bor karbürü kullanacağız.

Yaptığımız bu stratejik dönüşümle ülkemize sağlanan katma değer; bor karbür gibi ürünlerde 150 katına, bu ürünlerin kullanıldığı zırh yapımında 500, nükleer gibi sektörlerde ise 2 bin kata kadar çıkacak.

Bor nitrür ve ferrobor üretecek tesislerin ihale çalışmalarına da başladık. Ferrobor, çeliğin sertleşmesi için kullanılan yüksek maliyetli malzemelerin yerini alacak. Bor nitrür ise atom reaktörleri, uçak ve roket motorları gibi kritik alanlarda kullanılacak.

Bizler, yaptığımız işin ne kadar önemli olduğunu bilerek, milletimizin huzuru ve rahatı için gayretle çalışmaya devam ediyoruz. Böylesi bir anlayışla girdiğimiz 2020 yılının ülkemize hayırlar getireceğine inanıyorum.

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz:

‘2020’NİN ALTIN BİR YIL OLACAĞINA İNANIYORUM’

Enerji sektörümüz için verimli geçen bir yılı daha geride bırakıyoruz. 4 piyasamızda da önemli gelişmelere tanıklık ettik, kamu-özel sektör iş birliğinde ülkemizin ve sektörümüzün geleceğine katkı sağlayacak adımlar attık.

Bugün 90 bin MW’ı aşan kurulu güce sahip, elektrik üretiminin yüzde 65’ini yerli ve yenilenebilir kaynaklarla karşılayan bir Türkiye var. İnşallah 2020’nin de özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarımız açısından altın bir yıl olacağına inanıyorum.

Doğal gazda; 81 ilin yanı sıra 550 ilçe ve beldemize doğal gazı ulaştırabilmenin memnuniyetini yaşıyoruz. 2020 yılında da şirketlerimiz Türkiye’nin farklı köşelerine, farklı ilçelerimize ve beldelerimize doğal gaz rahatlığını ulaştırmaya devam edecek. Biz de hem bu süreci, hem de hizmet kalitesi ve tüketici memnuniyeti konusunda atılan adımları yakından takip etmeyi sürdüreceğiz.

SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPININ KORUNMASI İÇİN NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ

2019 yılında akaryakıt sektöründe kar marjı paylaşımı ve promosyon düzenlememiz ile sektörde bu alanda var olan belirsizlikleri ortadan kaldırdık, yeni yılda da gerek akaryakıt gerek LPG sektörümüzün sürdürülebilir ve rekabetçi yapısının korunması için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz.

Bu vesileyle bütün okuyucularınızın yeni yılını kutluyor, 2020 yılının ülkemize ve sektörümüze hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

TOBB Türkiye Doğal Gaz Meclisi Başkanı İbrahim Akbal

‘2020 YILI İÇİN BÜYÜK BİR ABONE POTANSİYELİ BEKLENİYOR’

2018 yılına göre yüzde 9,4 azalış gösteren doğal gaz ithalat rakamları, 2019 yılı 10 aylık süreçte 35.89 milyar Sm3 olarak gerçekleşti. 2019 yılı sonunda toplam ithalatın 44 milyar Sm3 olarak tamamlanması öngörülüyor.

2019 yılı toplam tüketim miktarı ise yaklaşık 36.302 milyar Sm3 olarak gerçekleşmiş olup 2018 yılına göre yüzde 7,2 azalmıştır.

TEİAŞ’ın ilk 10 ay verilerine göre, elektrik üretiminde; hidro başta olmak üzere yenilenebilir kaynakların payının önemli ölçüde artış gösterdiği 2019 yılında, elektrik üretimi amaçlı doğal gaz tüketim miktarının oldukça azaldığı görülmüştür.

Toplam tüketimin yüzde 24,5’i elektrik sektöründe, yüzde 32,4’ü sanayi sektöründe yüzde 42,8’i ise ısınmada gerçekleşmiştir.

2019 yılı dağıtım şebekesi yatırımlarıyla 66.5 milyon nüfusun doğal gaz kullanım imkanı bulunmaktadır. Dağıtım şebekesi 2019 yılsonu itibariyle geçtiğimiz yıla göre yüzde 8’lik bir büyüme ile, 144 bin km’ye ulaşmıştır. 2019 yılsonu itibariyle 550 yerleşim yerine doğal gaz altyapısı ulaştırılmıştır.

Toplam abone sayısının geçen yılın aynı dönemine göre 1.155.345 artışla 16.1 milyona ulaştığı görülmektedir. Konut abone sayısı 15,5 milyon, serbest tüketici sayısı ise 606 bini aşmıştır. Yıl sonu verilerine göre kapısının önüne doğal gaz altyapısı ulaştırılmış, ancak henüz doğal gaz kullanmaya başlamamış 15 milyon vatandaşımız bulunmaktadır. Bu yaklaşık 3,5 milyon potansiyel abonenin henüz sisteme dahil olmadığı anlamına gelmektedir. Yani 2020 yılı için büyük bir abone potansiyeli beklemektedir.

2020 yılında, doğal gaz piyasasında, özel sektör payının daha yüksek oranlarda gerçekleşmesini ümit ediyoruz.

TOBB Türkiye Enerji Meclisi Başkanı İhsan Akyol:

‘ELEKTRİK DAĞITIM ŞİRKETLERİNİN 2021-2025 TARİFELERİ 2020 YILI SON ÇEYREĞİNDE ŞEKİLLENECEKTİR’

2019 yılı Kasım sonu itibariyle kurulu güç 91.270 MW’a ulaşmış olup, elektrik talebi ise 2018 yılına benzer şekilde (300 TWh) gerçekleşmiştir.

Barajlı hidroelektrik santrallerine 2018 yılına göre yüzde 60 civarında fazla su gelmesi sonucunda hidrolik santrallerden elektrik üretimi 30 GWh civarında, diğer yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi de 5 GWh civarında artmıştır.

Bu çerçevede doğalgaz santrallerinden elektrik üretimi 2018 yılına göre 35 GWh civarında azalmıştır.

Yenilenebilir enerji kaynakları kapsamda hidrolik, rüzgar, güneş, jeotermal ve biyoyakıtlı santraller Türkiye Genelinde üretilen elektriğin yüzde 44 civarındaki kısmını üretmişlerdir.

2019 yılında Spot piyasada elektrik fiyatları 2018 yılına göre yüzde 12.5 civarında artarak ortalama 260,23 TL/MWh olarak gerçekleşmiştir.

2019 yılı serbest tüketici limiti 1.600 kWh olarak belirlenmiş olup Türkiye genelinde tüketilen elektriğin yüzde 34 civarındaki kısmı ikili anlaşmalar kapsamında Serbest Tüketiciler tarafından tüketilmiştir.

2020 yılının ilk yarısında muhtemelen 40 civarında il için yapılacak 1000 MW mini YEKA (Güneş) kapasite yarışmalarının; kömür yakıtlı termik santrallerin baca gazı arıtma tesisi, kül barajı gibi çevre yatırımlarının ve 2021 yılından sonra uygulanacak Yenilenebilir Kaynakların Destekleme Mekanizması (YEKDEM) teşviklerinin kapsamı ve borçların yeniden yapılandırılması sektörün öncelikli gündemi olacağını değerlendiriyoruz.

Elektrik Dağıtım Şirketlerinin 2021-2025 tarifeleri 2020 yılı son çeyreğinde şekillenecektir.

Elektrik üretiminde yerli kömür kullanımının payını artırılması kapsamında Eskişehir-Alpu, Trakya-Ergene, Afyon- Dinar, Afşin-Elbistan ve Karapınar-Ayrancı sahalarıyla ilgili hususların da gündemde olacağını değerlendirmekteyiz.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir